Blog mu? Sosyal ağ mı?

Zaman ilerledikçe blog sayısında artma olmasına rağmen , düzenli ve kaliteli blog tutanların sayısında oldukça azalma görüyorum. Bence bu tehlikeli bir durum. Neden mi? Buyrun okuyun.

Bir zamanlar web sitesi hazırlamak moda idi. Daha sonra forumların dönemi, forumlardan sonrada bloglar ve en sonda yani şu sıralar sosyal ağların altın dönemi yaşanıyor. Sosyal ağların gücü küçümsenemez ama hiçbir zaman blogların verdiğini veremiyor ve veremezde. Gerçi bazıları blogları da sosyal ağların içerisinde gösteriyor ama bence öyle değil.

Bloglar genelde kişisel düşünce ve duyguların çoğunlukla da kişisel deneyimlerin anlatıldığı digital günlüklerdir. Sosyal ağlar da paylaşmak üzerine kurulu lakin anlık yayınlardır. Daha sonra kimse o paylaşımlara kolay kolay bakmaz yada ulaşamaz. Yapısı gereği paylaşımı bulmak zorlaşır. Hatta bazılarında silinebilir. O kadar çok paylaşımda bulunuluyor ki bir hafta önceki paylaşımı bulmakta bile zorlanabiliyorsunuz. Bu durumda da “hashtag ile etiketlerim derseniz” sizin kullandığınız hashtag’ı kullanan çıkmasa bile bir süre sonra hashtag’lar bile aşırı çoğalabiliyor.Sosyal ağlarda genelde kendi duygularımızı, ruh halimizi, günlük gelişmelere göre düşüncelerimizi paylaşırız. Çoğu zaman sosyal ağlarda paylaşımlar insanların aklına gelmez ama bloglarda yazılanları büyük olasılıkla hemen hatırlarız. Paylaşımlarınız sosyal ağlarda takipçilerinizin hepsine ulaşma ihtimali tam yok. Bloglarda ise başta Rss olmak üzere takipçilerinize ulaşma yolu daha fazladır. Ayrıca bloglardaki birkaç günlük paylaşımlara ulaşmak çok kolaydır. İşte firmalarında aldandıkları yerlerden birisi burasıdır. Özellikle son dönemdeki takipçi sayılarının çeşitli yöntemlerle arttırıldığını düşünürsek aslında firmalar hedefledikleri kitlelere ulaşmış sayılmazlar. Bloglarda ise blogların yayın yaptığı alana göre gelen ziyaretçiler gerçek hedef kitlesine daha yakındır.

Blogda ise yeriniz yurdunuz bellidir ve size özeldir. Yani blogunuza gelen sizin yazdıklarınızı okur, sizin yazdıklarınızda arama yapar. Yıllar geçse bile yazdıklarınıza ulaşmak sosyal paylaşımlara göre daha kolaydır. Ayrıca sosyal paylaşımlar ile sadece sizi takip edenlere ulaşırken (İstisnai olarak çok önemli konularda sizin paylaşımınızda bol bol paylaşılabilir) blogları arama motorlarıda indexlediği için arama motorları üzerinden daha fazla kişiye ulaşırsınız. Bloglarda çeşitli bilgiler verirken sosyal ağlarda kişiler ile etkileşime girersiniz. Kısaca blog paylaşımlarınız her zaman elinizin altındadır. Sosyal ağlarda paylaşımlarınızın sizden izinsiz silinme ihtimali varken blogda böyle birşey söz konusu değil ama yayınlarınıza göre sansürlenme ihtimali var. Sosyal ağlar anlık bakılan günceler çoğunlukta olmasına karşı blog paylaşımları ihtiyacı karşıladığı müddetçe işlevseldir.

Bloglarda yazılanlar silininceye kadar veya blog tamamen kapatılıncaya kadar rahatlıkla erişilebilir durumdadır. Ayrıca bloglarda bir konu ve durum hakkında araştırılmış ayrıntılı yazılar, görsel öğeler kullanabilirsiniz. Karşılaştığınız sorunlar ve çözüm yollarını gösterebilir, takipçilerinize yardımcı olabilirsiniz. Şunuda unutmamak lazım, Blog yazarlarının ve blogun sosyal ağ hesaplarından da ayrıca paylaşımlarda bulunulduğu için daha fazla kişiye ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca sizin blogunuzdaki paylaşımları görenlerde üzerinden zaman geçmiş olsa bile sosyal ağlardan paylaşabiliyorlar.

Yazıyı bitirmeden önce yakın bir zamanda yaşanan bir örnek vermek istiyorum. Malum ünlülerin malum resimlerini paylaşarak yüzbinlerce takipçiye ulaşıyor. Sonrada bir firma ile anlaşarak ürün tanıtımı yapmaya başlıyorlar ama kimsenin o ürün umrunda olmuyor. Bu seferde şunu diyebilirsiniz. Kimse ilgilenmese bile o tweet’i görmeleri marka bilinirliği açısından önemli bu nedenle de istenilen hedefe göre değişir. Ben de şunu söylüyorum. Örneğin bir telefon alacak olan kişi araştırmaya başladığında inceleme ve deneyimlerini yazan blog v.s. üzerinden kendine uygun telefonu seçer. Bu nedenle blog yazarları kişileri yönlendirmiş olur ve eğer tarafsız yönlendirme ise firma için daha etkili bir tanıtım olur. Bir firmanın ürününü almayacak veya belirli özelliklerinden haberdar olmayan takipçiler bile bu yazılar ile o ürünü alabiliyor. internet emekleme zamanında yani henüz işin başındayız ve kullanıcıların çoğu ya acemi yada genç nesil, bu bağlamda bazı geçiş dönemleri olacaktır. Örneğin bir ürün almak isteyen yada bir bilgi öğrenmek isteyen bir kişi internette arama yaptığında ilk önce o ürünü satan kişilere ulaşır ki bunlarda yoğurdum ekşi demez, sonra genelde forumlar çıkar ki zaten gücü olanın yada fake üyelerin istilası yüzünden çelişkili sonuçlar verirler, ama işi bilen kullanıcı daha derinlere bakar ve işte orada kişisel tecrübelerin prim yaptığı bloglarlar vardır. Bir internet analisti şöyle demişti "face çocuklar, twiter aptallar, blog üstadlar için" (%100 doğru olmasada gerçeklik oranı yüksek)
Kullanıcı düzeyi ne zamanki bu olguda daha iyi internet kullanımını ve doğru bilgiye ulaşma yollarını kullanmayı öğrenirse işte o zaman blogların değeri kendiliğinden artacaktır...


Blog ve Sosyal Ağlar Arasındaki Temel Farklar

*Sosyal ağ paylaşımları anlıktır ve daha sonra tekrar ulaşılması zordur,
*Blog yazıları silinmediği veya blog kapanmadığı sürece rahatlıkla ulaşılabilir,
*Blog içerikleri arama motorlarları vasıtası ile daha fazla kişiye ulaşır,
*Blog yazılarında daha fazla araştırma, bilgi, deneyim, çözüm, yöntem gösterilebilir,
*Sosyal ağlarda takipçilerinizi paylaşımları kaçırma ihtimali daha fazladır,
*Blog paylaşımları daha akılda kalıcıdır ve daha sonrada defalarca bunlara başvurulabilir,
*Bloglarda hedef kitleye ulaşma olasılığı daha fazladır,
*Sosyal ağlar genelde habercilik yönünden önemlidir. Olaylar ve yaşananlar hakkında anlık bilgiler verilebilir.
*Sosyal ağlarda gerçek dışı bilgi yayma daha kolaydır. Hangi grup güçlü ise o baskındır,
*Sosyal ağlarda aldatıcı haber yanlış yönlendirici reklam yaymak kolaydır
*Sosyal ağların ise şöyle bir güzelliği var. Paylaşımlarınız eğer dikkat çeken birşey ise anında binlerce hatta milyonlarca kişiye ulaşabilir.
*Özellikle ülkemizde sosyal ağlar geyik tabir edilen yazışmalar, video paylaşımları ve resim ağırlıklı paylaşımlardan oluşur. Yani kişisel beğendiklerimizden oluşur,
vs...
Kısaca özetlemeye çalıştığım bu yazıda blogcular mutlaka düzenli blog tutmaya ve tecrübelerini aktarmaya devam etmelidir diye düşünüyorum. Her ne kadar sosyal ağlarıda ihmal etmemeye ve düzenli takip etmeye çalışsamda benim tercihim ve önceliğim blogdan yana sizin tercihiniz nedir?

Yazının orjinali Erol Dizdar tarafından yazılmıştır.
Düzenleme ve Eklemeler LØRD

4 yorum:

  1. http://www.dudbox.com diye bir sosyal blog ağı var hem bloggerlığınıza devam edip hemde sosyal ağda aynı anda takılabiliyorsunuz çünkü sosyal blog ağ ın ta kendisi kendileri :)

    YanıtlaSil
  2. Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil