Yediğimiz Kazıklar ( Medya )

Yolu bu yazıya düşüp bir şeyler okuyan herkese selamlar...
Yine bir yediğim kazıklar yazı dizisi ile karşınızdayız. Bu yazımız da sizlere medya (Habercağızlar) dan  yenilen kazıkları siz yemeyesiniz diye paylaşacağım.


Meyanın belli güçlerin elinde olduğunu ve bilerek yıllarca milleti kandırdığını ve en güvenilmez kurumlardan yada yapılardan biri olduğu malum. En başta belirteyim bu yazı işini doğru yapan bir kaç bilemedin üç dört gazeteci dışında lafımız geri kalan hepsinin dibine kadardır.
Konu okardar çetrefelliki nereden başlayacağımız bile insanı yoruyor.
Biz ilk gazetelerden değilde biraz daha yakın medya tarihinden başlayarak medyanın yozlaşmasını ve bu millet üzerindeki etkilerini size böylede olabilir diye anlatmaya çalışacağım.

Dünya da bir çok ülkede yaşamış biri olarak (Gezmiş demiyorum, bir yerde günübirlik turist olmak başka bir şey orada yaşamak başka bir şeydir.) Dünyada medya belli güçlerin egemenliğinde, hatta şöyle söyleyim aynı güçler silah , ilaç, enerji(petrol) ve banka sektörleride ellerinde. İsteyen örneğin tefecilerin pardon bankaların kimlerin egemenliğinde olduğunu araştırsın yada ilaç üreticilerinin hangi firması değilde big boss denilen paranın en tepesini alanlar kimler araştırsın.
Evet medya tüm dünyada olmasada kapatalizmin girdiği her yerde bu grupların elinde. Peki bu gruplar neler yapar?
Bu grupların asıl amacı güçtür. Sürekli daha fazla gücün peşinden koşarlar. Dünyadaki toplam güç bellidir. Birinin daha fazla güce sahip olması için diğerinin hakkını sömürmesi gerekir. Böylece efendiyle köle olguları oluşur.
Eskiden olan kölelikle şimdiki yüzyılın köleliğinin evrimi tabiki farklıdır ama sonuç yinede güce sahip olanla sömürülene eştir.
Bu gruplar bir kesimi değil dünyanın her yerinde işlem yaparlar. Bir ülkeye girmeden o ülkenin tarihinden, ortalama boy ölçüsüne, köklerinden, en sevilen renk nedire kadar en ince araştırmaları titizlikle yaparlar. Sonuçta bizi bizden iyi tanırlar. Zayıf ve güçlü yönleri ortaya çıkartıp uzamanlar tarafından kitle yönlendirmeye başlarlar. Böylece kendileri ve yandaşları güçlenirken diğer kesimler zayıflar. Bu kitle yönlendirmedeki ilk başlangıç noktalarından biriside medyadır.
Şimdi size bir kaç örnek ve yıllar sonraki etkilerini bir hatırlatayım. Mesela yıllar önce yabancı turist denilince akla döviz gelirdi. Medyada önceleri ufaktan sonralarıda manşetten şöyle haberler çıktı "olga türk erkeklerine bayılıyor" yarı çıplak kime ait olduğu belirsiz bir resim " türkiye geleceğim ama kolay lokma değilim" köşe yazılarında inceden "bir grup turist türkiye ye geldi , yanlarında erkek olmayan grup türk gençleri tarafından ağırlanıyor" vs. vs.... olay okadar abartıldıki bazı gazetelerin son sayfasının sağ üst köşesi bu gibi yarı çıplak bir bayan ve altında gazetecinin maksatlı makalesi şeklinde baya bir yayınlandı.
Sonuç ise 20 yıl sonra ozamanın çocukları yada gençleri için turist artık döviz değil, tek gecelik yabancı kavramına dönüştü. Bu sadece bir örnek daha çok böyle konu var. Bunu sadece Türkiyede var sanıp kendinizi aldatmayın her ülkenin eksiğine göre bu yayıncılık devam etti. Mesela aynısının benzeri ispanyada turist = misafir  ken turist  = kazıklanması gereken yabancı, Almanyada dikkatli ol seni evinden edebilir. gibi kavramlarla özdeşleştirildi.

Sonra özel tv ler girdi hayatımıza , bir başka şeylerden bahsediyordu eskiden eski eşinden boşanan bir kadın için yardım edilmesi gereken ihtiyaç sahibiyken sonraları rezillikler içinde yaşanan aile içi garip olaylar okadar çok yayınlandı ki  boşanmak artık sıradan bir olay mış gibi algılanır oldu. Sonraları garip programlar mesela Türk misafirperverliği denen bir olay vardı şimdi ise yemekteler gibi programlar bu yapıyı rezilliklerdeyiz ne kadar kepazelik okadar iyi gibi algı oluşturdu. Eskiden misafir umduğunu değil bulduğunu yer vardı şimdi saray sofrasında ne kusur vara dönüştü. Bazı yarışmalar oldu sonraları hiç bir bilgi yada beceriye dayanmayan insanları küçültülmesini ve yalvarmasını sıradanlaştıran yarışmalar. Sonra dizilere sıçradı bu olay tarihimizi zaten bilmiyoruz birde üstüne alt beyinde yeni neslin atalarımızda az hınzır değilmişe götüren diziler. dedim ya bunlar aslında şimdiki nesli değil 20 yıl sonraki nesli değiştirip köklerinden ayırmak için tabiki kökü olmayan ağacı sökmek ve isteğini yapmak daha kolay olur. Şimdi size bunlar tesadüf gelebilir. ozaman sizde araştırın bu programı yazanlar yayınlayanlar kimler , kimlere bağlılar ve neden bunu yapıyorlar.

Size uzaklardan sevdiğim bir ülkeden örnek vereyim. Aslında bizim ülkemizede yaptıkları çok benzerlik taşıyor. Arjantin yıllar önce kendine has kökleri ve doğruları buna bağlı olarak ta bir ahlak ve toplum yapısı vardı. Önceleri aynı bizim gibi medya toplumu yozlaştırdı, sonra toplum zayıfladıkça bunlar güçlendi. futbolun en önemli şey olduğunu ve çocuğuna süt almaktansa forma almanın doğru olduğu empoze ettiler.  Sonra aynı aile içi rezillikleri ekranklara taşıyıp normalleştirdiler. Çıplaklığın sıradan olması için her kanala çıplak programı koydular. Medya güçlendikçe halkın üstündeki etkisi artı , istemedikleri yöneticileri devirip kendi yandaşlarını aziz gibi sundular vs... şimdi bir arjantin kanalını açın sabahın köründe bile yarı çıplak bir kadın haber sunarken görmeniz çok sıradan yada içki içip çevresine bir yerlerini gösteren ünlüler çok popüler , halkın çoğu aç ama önemli olan futbol başarısı...(bazı ülkede futbol bazı ülkede kayak bazı ülkede basketbol) Sonra ne mi oldu arjantinde eee medya kendi yandaşlarını başa getirince istediklerini yaptırmaya başladı. yabancılar arjantinden büyük toprakları yok pahasına satın aldı, bir zamanlar o toprakların sahipleri o tarlalarda çalışan ücretli kölelere dönüştü.

Gelelim internet medyasına...
Malum internet dünyasında bir çok şeyi etkileşimli kullanabiliyoruz. Bunlardan biriside internet haberciliği. Türkiye de malesef bir kaç haber ajansının dışında günlük haberleri takip edebileceğimiz fazla bir kaynak bulunmamakta. Bu haber ajanslarıda bir iki taraflı gücün kontrolünde ve yanlı haberleri ile gazetecilikten televizyonculuğa medyayı parsellemiş durumda.

Şimdi gelelim makalemin gelişme bölümüne belli başlı gazetelerin internet sayfalarını hepimiz takip ediyoruz.
Manşet bölümünde FLAŞ Flaş FLAŞ diye bir haber....
Tıklıyorsunuz...
Haberin başlığı .... misal " 10 Milyon Emekliye Müjdeli Haber "
Tıklıyorsunuz...
Bir sürü reklamı geçtiniz 3 - 4 sayfa değiştirdiniz, az sabır haberin ayrıntılarına az kaldı... belkide bu haber hayata bakışınızı değiştirecek malum alt başlıkta herkesi ilgilendiren mütiş gelişme, hayatın sırrı gibi cümlelerde var...
Az gayret okumaya devam edin...
sonra haberin kendisine ulaşıyorsunuz...
"Türkiye de Banka kuyruklarında rahatsızlanan emeklilere bankamatik sıralarında oturma yeri verilecek"

...Bu sadece bir örnek, başlık ne, haber ne, gerçek ne, içeriğe ve reklamlara tıklatmak için alakasız giriş gelişme sonuçta haberi yapan gazeteciye topluca 10 milyon iyi dilekler....

Neredeyse bir haber sitesinin %80 ni böyle kepazeliklerle dolu.

Tabi geri kalan % 20 daha beter, dizi (nedeni malum artık telef hakları yüzünden TV kanalları kaliteli içerik yerine kendin pişir yendin ye diye zaman kaybı dizilerle dolduruyor yayınlarını, Futbol yada bir ünlünün aptal sözleri sanki hayatın belirleyicisi, siz hiç bir futbolcunun aldığı paralarla yolu olmayan bir köye yardım ettiğini falan duydunuz mu, saçma sapan yarı malak birisi milyonlar kazanıp lüx arabalara binsin diye bir olay bu kadar şişirilmez. İstisnalar müstesna geriside gözümüzde büyüttüğümüz ama özünde salağın önde giden magazin ünlüleri... Zaten sayfada doldu....

Tabi boş haber yapmanın, boş programlar yayınlamanın mantığı halkı ne kadar az bilinçlendirirsen yönetmesi ve istediğin tarafa yönlendirip idare etmesi ve dolayısıyla sömürmesi daha kolay olur...



Eklemek istedikleriniz varsa yorum bölümü sizlerin görüşlerine de açık...
Biz sizin düşüncelerinizi önemsiyoruz...

Konuk Yazar : KENT

1 yorum:

  1. Öncelikle yapılan tesbitler son derece yerinde yapılmış .Yazara teşekkür ediyorum.Evet medya istediği şekilde istediği ülkede yönlendirmeyi çok iyi biliyor.Eğer kökünüzü bilmiyorsanız medya için çok kolay lokmalarsınız.ülkelerin kültürlerini halkın zaaflarını araştırarak kolayca kendi çıkarları doğrultusunda yoğurarak ortaya büyük rantlar çıkarıyorlar.ne yazıkki halk olarak sadece sahnede olanlara bakıyoruz.sahne arkasında kimler var neler tezgahlıyor onları göremiyoruz.Bizim yaptığımız hipnoz edilmiş gibi olanları seyretmek ve onların istediklerini alkışlamak.Tabiki bir gün sahne arkasında kim var göreceğiz ama geç olmasa bari.........:..

    YanıtlaSil