Günün Resmi (Anka Kuşu - Phoenix)

Anka Kuşu - Phoenix




Eski Mısır, Yunan ve Arap kültürlerinin efsanelerinde bahsi geçen bu kuş, ölümsüzlüğü ifade eder. Efsaneler bu kuşun Arabistan’da serin bir pınarın yakınında yaşadığını, her sabah güneş tanrısı arabası ile buradan geçerken bir süre durup bu kuşun serin pınarda banyo yaparken çok güzel sesi ile söylediği şarkıları dinlermiş.
Sadece söz konusu edilen konumda ve dünya yüzünde bir tane bulunan bu nadir kuşun altın sarısı ve koyu kırmızıdan oluşan parlak tüyleri varmış. Cüssesi kartal büyüklüğünde olup ömrünün en az 500 yıl olduğu bilinmekle beraber, çeşitli rivayetlerde bu ömrün 540, 1000, 1461, 7006, 12994 yıl olduğu da yer almaktadır. Biz de bundan böyle minimum ömrünü 500 yıl alıp efsanemizi bu temelde anlatacağız.
Bu güzel ve hayatın sonsuzluğunu simgeleyen kuş, ömrünün sonuna yaklaştığını hissedince kendine güzel kokulu bitkilerden, ağaç kabukları ve yongalarından güzel bir yuva hazırlayarak içine yerleşir ve öğlen güneşi ile bu yuvayı ateşe verirmiş. Tamamen alevler tarafından yutulan Phoenix kuşunun kalan küllerinden yeni bir Phoenix kuşu 3 gün içerisinde hayat bulur ve görevi teslim alırmış.
Atasının küllerinden oluşan yeni Phoenix , ilk iş olarak atasından geriye kalan külleri yumurta şekline sokup mumyaladıktan sonra Heliopolis’e ( Mısır’da Güneş Tanrısının Bulunduğu Şehir, Güneş Şehri ) uçup bu külleri güneş tanrısının korumasına sunarmış. ( Phoenix kuşları Heliopolis ‘i bir çeşit mezarlık olarak kullanıyorlar )
Phoenix kuşu, eski mısırda güneş tanrısı “ Ra “ ya tapınmanın bir simgesi olarak ortaya çıkıyor, her akşam batan güneşin ertesi gün yeniden doğuşunu simgeliyordu. Tekrar hayat buluş inancının da temelini teşkil eden bu düşünce tarzı ile ölüm ve tekrar hayat buluş düşüncesi Phoenix simgesi ile çok güzel ifade edilmiştir.
Bu simge asırlar boyu pek çok hareket, kurum ve kuruluşa sembol olmuş,antik çağlarda Roma sikkelerinde Romanın ölümsüzlüğünün sembolü olarak resmedilmiştir.
Daha etraflı ek bilgi :
* - AnaBiritanica Ansiklopedisinde ANKA Kuşu hakkında yazılanlar.
ANKA, RUH, SİMURG, ZÜMRÜTÜANKA olarak ta bilinir, efsanedeki dev kuş. Yemek gayesi ile filleri ve başka iri hayvanları kaldırıp taşıdığı söylenir. Ünlü Arap öyküleri bin bir gece masalarında adı geçer. Venedikli gezgin Marco Polo da Madagaskar’ı ve Doğu Afrika açıklarındaki diğer adaları anlatırken bu kuştan bahseder. Marco Poloya göre, Kubilay han bu yörede Anka kuşunun aranmasını istemiş, kendisine büyük olasılıkla Anka kuşunun tüyü diye Rafya palmiyesinin yaprağı getirilmişti. Büyük bir olasılıkla bir balıkçıl türü olan bu kuş, Tanrı tarafından kusursuz olarak yaratılmış, ancak sonradan bir belaya dönüşmüş ve öldürülmüştü. Anka ortaçağ Arap ve Fars bilim kitaplarına da girmiştir.

Batı dillerine Phoenix olarak geçen Anka kuşu, eski Mısırda ve Antik çağda güneş tapınması ile ilgili efsanevi bir kuştu. Mısırlıların Anka sı kartal büyüklüğündeydi. Kızıl ile altın renkli tüyleri ve hoş bir sesi vardı. Dünyanın her döneminde yalnız bir tane Anka kuşu bulunur ve bu Anka da çok uzun yaşardı. En eski kayıtlardan bu yana hiçbir kayıtta Anka kuşu için 500 seneden aşağı bir ömre rastlanmamıştır. Sonunun yaklaşmakta olduğunu hisseden Anka kuşu, güzel kokulu dallardan yapraklardan baharatlı otlardan kendisine bir yuva yapıp, içine girip, yuvayı tutuşturup, bu mis kokulu ateşin içinde kül olur giderdi. Bu küllerin arasından mucizevi bir şekilde doğan yeni Anka kuşu atasından kalan külleri, hoş kokulu ve mumyalanmış olarak yumurta biçimine getirip Mısırdaki Heliopolis’e ( Güneş Şehri ) götürür ve Mısır Güneş tanrısı Ra’nın tapınağındaki sunağın üstüne bırakırdı. Bu öykünün bir başka çeşitlemesine göre ise,ölmekte olan Anka, Heliopolis’e uçar kendisini kurban tetiği sunak ateşinden yavru Anka doğardı.
Eski Mısırda doğan güneşin ve ölümden sonraki yaşamın bir simgesi olarak birçok anıtta yer alan BENNU, güneş tapınması ile ilgili bir balıkçıl kuşu idi. Ama eski yapıtlarda anlatılan Anka tüm benzer dinsel anlamlarına karşın,balıkçıl kuşuna hiç benzemiyordu. Anayurdu da Mısır değil Arabistan,Hindistan gibi gün doğumuna daha yakın ve baharatın daha bol yetiştiği ülkelerdi. Anka öyküsü büyük bir ihtimalle doğuda vücut bulmuş, daha sonra Mısırda Heliopolis güneş tapınağı rahipleri tarafından benimsenerek kendi ortamlarına uyarlanmıştır. Efsanenin Mısıra uyarlanması, Anka kuşu ( Phoenix ) ile çok eskiden beri güneş tapınması ile ilgili olan palmiye ağacının ( Yunanca : Phoenix ) arasında bağlantı kurulmasını kolaylaştırmıştır.
Mısırlılar için Anka kuşu ölümsüzlüğü simgeliyordu. Antik çağın sonlarına doğru da ölümsüzlükle Anka kuşu arasında bir ilişki olduğu düşünülmekteydi. Ölümsüz Roma ya benzetilen Anka kuşu, geç dönem Roma paralarında ölümsüz Roma kentinin simgesi olarak yer alırdı. Ayrıca Hristiyanlıkta da yeniden hayat buluşun simgesi olarak çeşitli zaman ve eserlerde bu simge kullanılmıştır.
İslam mitolojisinde Anka , kuşların padişahı diye bilinir. Hz. Musa zamanında yaratılmış. Hicaz’a gitmiş, Hz. Süleyman’ın meclisinde bulunmuştur. Zülkarneyn ile Kaf Dağında görüşmüş, Rüstem’in babası Zal’ı büyütmüş, Hz. Muhammet den evvel bir peygamberin bedduası ile yok olmuştur.
Boynu gerdanlık gibi beyaz tüylerle kaplı olduğu için Arapça’da gerdanlık anlamına gelen Anka diye isimlendirilmiştir. Farsça da ise otuz renkli anlamında sireng, otuz kuş büyüklüğünde olduğu için de simurg olarak anılmıştır. Türkçe’ye Arapça’sı ve Farsça’sı birlikte geçmiş , simurg ve Anka , halk dilinde “ Zümrüdüanka “ şekline dönüvermiştir. Eski Türkler daha çok Toğrol ya da Tuğrul demişler, halk arasında “ Devekuşu “ olarak da anılmıştır.
Günümüzde bu simgeyi en yaygın yaşatan yer Amerikanın Arizona eyaletinin başkenti Phoenix kentidir. Çölde kurulan bu şehir kısa zamanda ismini aldığı kuş gibi çölün tozu ,toprağından fışkırarak günümüzün önemli metropollerinden biri haline gelmiştir.
Böylece Phoenix kuşunun orijinal doğuş esprisine, Ansiklopedik bilgileri de ekleyerek,olayın tüm yönleri ile açıklamasını yapmış olduk.
Ansiklopediden alınan açıklama konunun tüm boyutlarını incelemek açısından verilmiştir. Biz işin ruhunu ilk açıklamamızda verirken bu ruhu canlı tutmak üzere kurulduğumuzu belirtmiştik. Açıklamalarımız eksiksiz olsun,size kusursuz servis vermeye buradan başlayalım diye de Ansiklopedik bilgilere de burada yer verdik, ancak bizim için esas olan ilk açıklamadır. O açıklamanın orijinal ruha sadık kalıp sizin gönüllerinizde sonsuza kadar yaşamayı hedefliyoruz. Bunu başarmak için elimizden gelen gayreti göstereceğimize emin olabilirsiniz.

Not : Phoenix ,eski Yunanca da bir çeşit palmiye ağacına isim olmanın yanı sıra, koyu kırmızı ve mor anlamında renkleri isimlendiren bir kelimedir.







0 yorum: