Sümbülzade Vehbi Efendi ve Rücu sanatı

Rücû’

Sözlük anlamı “dönme” olan rücû’, söylenen sözden bir nükteye dayalı olarak geri dönme anlamında bir edebî terimdir. Rücû’ daha önce söylenen söze dönüş olabileceği gibi söylenen sözü iptal edip farklı bir düşünceye yöneliş de olabilir. Yerinde yapıldığı takdirde şaire heyecanını dışa yansıtma imkânı verir ve ifade edilmek istenen düşünceyi güçlendirir.


Sümbülzade Vehbi Efendi ve Rücu sanatı


Azm-ü hamâm idelim, sürtüştürem ben sana

Kese ile sabunu, râhat etsin cism-ü cân

Lâ'lî şarâb içirem ve ıslatıp geçirem

Parmağına yüzüğü, hâtem-i zer drahşân

***

Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?

Lâle ile sümbülü kâkülüne nevcivân

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam

Bir gümüş ibrik ile destine âb-ı revân

***

Salınarak giderken, arkandan ben sokayım

Ard eteğin beline, olmasın çamur amân

Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam

Sahtiyândan çizmeyi, olasın yola revân

***

Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç

Düşmanın bağrına hançerimi nâgehân

Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim

Yeter ki sen kulundan lokum iste her zamân

***

Herkese vermektesin, bir de bana versene

Avuç avuç altını, olsun kulun şâdumân

Sen her zamân gelesin, ben Vehbî'ye veresin

Es-selâmu aleyküm ve aleyküm es-selâm

-o-



Azm : Toplantı

Cismü can : Vücut

Zer : Altın

Drahsan : Süslü

Nevcivan : Genç kişi

Dest : Ayak

Abı revan : Akarsu

Sahtiyan : Tabakalanmış deri

Revan : Devam

Nagihan : Aniden

Saduman : Mutlu,sevinçli

0 yorum: