Aptallık Üzerine Bilimsel Çalışmalar


Kişisel gelişim ve toplum bilimleri uzmanı olarak, toplumlar arasında her geçen gün artan yaşam kalitesi farklarının en temel nedenleri nedir diye düşündüğümüzde, bizleri şaşırtmayan sonuçlara varıyoruz. Bunlardan ilki ADALET lakin bu yazımızda buna değinmeyeceğiz, bir diğeri APTAL'lığı bilimsel yönden inceleyeceğiz.

Scientific studies on stupidity
Araştırma verilerini incelemeden önce temel bazı kelimelerin gerçek anlamlarını açıklayalım.

Cahil : Bilmediğini bilmeyen. Bilmediğinin farkında olmayan.

Ümmi : Okumamış.

Aptal : Olasılık algılaması düşük olan insan.

Cehalet : Bilgisizlik.

Bilişsel Cimrilik (Ön Yargılı Cehalet) : Bir şeyi bildiğine inanıp daha fazla öğrenmeyi ret etmektir.

İster bir kişi ister bir toplum isterse bir ülke olsun "Ahlak + Zeka + Eğitim" üçlemesinin hangisinden vazgeçerse geçsin üstünde taşıdığı olgu yıkılır.

İşte bu yüzden dünyayı yönetmek isteyen her güç, en büyük enerjisini karşı saflardakilerin eğitimini ve ahlakını bozmak ve beyin göçü yapmak için harcarken kullandıkları en büyük yardımcılar aptallar olmaktadır. Şimdi aptalı ve aptallığı anlamanın niye bu kadar önemli olduğunu anlamaya çalışalım. Yazı uzun lakin olayı tam anlayabilmek için dikkatlice ve atlamadan okumanızı tavsiye ederiz.



APTAL VE APTALLIK ÜZERİNE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR


"Toplumlar aptalların verebileceği zararları anlayabilseler , sistemlerini ona göre düzenlerler."


APTAL

Aptal : Olasılık belirleme yeteneğini düşük olan insana denir.
Bilmeyen ve bildiğini zannederek karar veren kişilere aptal denir. Aptal genel kullanımının aksine zeka özürlü yada gerizekalı anlamına gelmez. Aptal bir insan üniversite mezunu yada bir yerde yönetici, idareci vs. olabilir.
Aptal demek basit olguların sonucunda çıkabilecek olasılıkların bir çoğunu anlayamamak ve ona göre davranamamaktır. Aptallık ise bu aptal davranışların sonucunda meydana gelen zararlardır.

"Aptallığın ne olduğunu anlamak bile iyi bir başlangıçtır."

Aptal; bir etki olduğunda normalde olması gereken tepkiyi anlayamayana denir. Aptal bilmediği halde bildiğini zannedip yanlış fikri çıkarımlar yapanlara denir. Ve toplumlar aptalların verebileceği zararları küçümserler. Tabi ki aptalı ve verebileceği zararları anlayabilmek için zeki olmak gerekir.

Aptalların yaptığı aptallıklar yüzünden başta yakın çevreleri olmak üzere tüm dünyaya verdiği zararlar yüzünden tüm insanlığın olması gerektiğinden daha zorlu şartlarda yaşadığının kim farkında olabilir ?


Aptal Sorunu Nedir ?

Aptal sorunu; aptalların aptal olduğunu anlayamaması (farkında olamaması) , aptal olmayanların aptalların verdiği zararı anlayamaması (farkında olmamasıdır).
Toplumda insanlar genellikle kendi maddi düzeylerinde, kendi lisans düzeylerinde, kendi yaş gurubu düzeylerinde, kendi zeka ve dünya görüşü çerçevesinde daha çok zaman geçirirler. Bu da defakto (gerçekte olan) algılanmasını güçleştirir. Örneğin bir doktorun çevresinin büyük çoğunluğu doktor, sanayi ustasının çevresi sanayi ustaları oluşturur. Bu da gerçekte olan büyük resimdeki yani toplumdaki çoğunluğu oluşturan aptalların algıda fark edilmeyip sayılarının düşük olduğu, kısa süreli karşılaştığımız insanların  çoğunun normal olduğu ilizyonunu verir.

Toplum bilimciler gerçekleri analiz etsede toplumun profesöründen ilkokul mezununa yaşlısından gencine toplumun her kesimini buluşturan gözlem yapabileceğimiz bir yer bulmak zor olsada bunu en güzel kesişme noktalarından birisine sürücü kurslarında elde edebiliriz. Toplumun neredeyse her kesimi ehliyet alır ve teorik + pratik derslere katılır. Bu derslerde bir gözlem yapılırsa, toplumdaki aptalların sayısının fazlalığı ve topluma verdiği gölge zararlar daha somut sonuçlar çıkarılabilinir.


Aptal Etkisi Nedir ?

Aptal etkisi: Bir etki sonucu öngörülebilen tepkilerin dışında, aptalların neden olacağı sapmayı hesaba katmamaktan ortaya çıkan durumların verdiği zararlardır.

Eğer ki normal bir insan ilk defa karşılaştığı bir işi (sorunu, durumu, problemi...) 1 günde yapabiliyor ise, aptal bir insan aynı işi çok daha uzun sürede yada çok daha fazla enerji harcayarak yada çok fazla hata yaparak tamamlayacaktır. (Aptal Etkisi)

Mesela bunu ekonomiye uyarladığımızda bir ürünün yada hizmetin olması gerektiğinden daha fazla talepe veya daha fazla fiyata sahip olması sonucunda toplamda verdiği zararlardır. Yada yeni çıkan bir ürünün öngörülenden daha fazla sayıda yanlış kullanılması sonucunda arızalanması ve teknik servise gelen arızalı ürün adedinin tahminlerin çok üstünde olması gibi durumlardır.

"Toplum için en zararlı insanlar aptal olanlardır."
Şimdi bir örnekle açıklayalım, örneğin mega şehirlerin trafik sorunu her geçen gün büyümekte. Çoğu yollar tek yön şeklinde düzenlenmekte. Örneğin girişi olmayan yol işaretini bilmeyen ve bu bilginin  kendisine ne fayda sağlayacağını anlayamayan, bu küçük ayrıntının bile büyük resimde ne karşılığı olabileceğini fark edemeyen aptal bir insan, "- Yolda boş görünüyor şuradan gideyim." diye tek yönlü yola ters yönden girdiğinde trafiği bir iki dakika bile tıkasa, o sırada doğru yönden gelen insanların duraklamasına yol açarak, normalden daha fazla yakıt ve zaman kaybetmesine, aracın ömründen bir dem de olsa fazladan azalmasına neden olacaktır. Bu küçük görünen zararı hesaplayıp tüm ülkedeki aptallarla çarparsak  boşa harcanmış yakıt miktarı bile zararın ne kadar büyük olduğunu ortaya koyacaktır. Daha fazla yakıt israfı, dolayısıyla arzı ve fiyatları daha fazla tetikleyip buna bağlı her türlü ürünü çok azda olsa pahalılaşmasına etkisi (Aptal Etkisi) olur. Ayrıca çok azda olsa çevreyi de daha da fazladan kirlenmesine  sebep olur. Bu kirlenme gün gelir tüm dünyaya dert olur.
Bu çok az görünen oranlar bile toplumların aptal sayısı ile çarpıldığında her şeyi nasıl etkilediği daha net anlaşılabilir. Ancak zeki bir kişi en baştan sürücü belgesi alırken, nasıl olsa hayatın bir yerinde bunlar lazım olur diye eğitime önem verip bu küçük hataları yapmayarak hem kendi kazanır hemde topluma dolaylı olarak faydası olur. Temsili örnek çok değişken durumlar için uyarlanabilir.






APTAL VE APTALLIK NEDİR ? NE DEĞİLDİR ?

"Aptallık yapmakla, aptal olmak farklı şeylerdir."

Aptal; Geç anlayan, gerizekalı, salak yada alık, ahmak, cahil, zeka özürlü vb. anlamlarına gelmez. Aptal küçük etkilerin, büyük sonuçlar doğurabileceğini anlayamayana denir.

Mantıksız, saçma, budalaca davrananların veya saçma kararlar verenlerin hepsi düşük IQ’lu değildir. IQ testlerinden yüksek bir puan almanız sizin aptallık yapmayacağınız anlamına gelmez.

Aptallık ve Zekâ birbirine bağlı spektrumun iki ucu gibi düşünülsede aslında bileşik değil kesişen olgular olarak ele alınması gereken kavramlardır. Güncel bilimsel araştırmalar bu görüşü desteklemektedirler.

 "Bir insan ne kadar zeki ise, aptallığının sonuçları o kadar yıkıcı olur."
Aptalı aptallık yapmadan anlamak çok ciddi ve zorlu bir iştir. Tüm etmenleri ayrıntıları ile bilmek gerekir. Aptallık salaklıktan ve gerzeklikten farklıdır. Salaklık; olaylar arasındaki mantıksal ilişkiyi kuramamaktır. Gerzeklik ise isminden de anlaşılacağı üzere gerizekalılıktır ve biyolojik bir sorunu tanımlar. Fakat gündelik hayatta bir çok insan kavram karmaşası içinde salaklara aptal, aptallara gerzek diyebilmektedir.

"Hataların sürekli tekrarı, aptallığı daha kolay ortaya çıkarır."
Aptallık zihindeki bir yara izidir. Bir çok edinimden biriyle veya pratik ve zihinsel tüm edinimlerle ilişkisi olabilir. Bir insanın her kısmi aptallığı, uyanış evresindeki kasların hareketinin özendirileceği yerde engellendiği bir noktaya işaret eder. Engellenmeyle birlikte o örgütlenmemiş ve beceriksiz girişimlerin beyhude tekrarı kökensel olarak başlar. 


"Aptal öngörü yeteneği düşük olan insandır."
Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Kelebek etkisi zamanla çığ etkisine dönüşebilir. Çığ etkisi, verideki en küçük değişiklik, sonuç değerinin yarısından fazlasının değişmesine neden olmasına verilen isimdir..

Örneğin kendisine kişisel bir bilgisayar almak isteyen zeki birisi, teknolojiden anlamasa bile bir mağazaya gittiğinde satıcının mağaza için en kârlı olanı önereceğini, teknolojinin sürekli ilerlediğinden ucu ucuna yeterlilikte bir makine aldığında kısa zamanda yetersiz kalacağını, bu gibi ürünlerin elektrikle çalıştığı için her işlemde çok kısa gecikme bile yapsa, bu gecikmelerin toplamda elektrik sarfiyatını artırıp kendisine zarar vereceği gibi olasılıkları hesaplayarak alacağı ürüne karar verir.
Aptal bir insan ise olasılıkların bir çoğunu algılayamadığı için aldığı üründen çok kısa süre sonra memnuniyetsiz olduğu durumlarda, bu hatanın aslında kendisinden başladığını anlamayacaktır. Mesela bu küçük görünen fazladan elektrik sarfiyatı bile evdeki diğer elektirikle çalışan aptalca seçim yaparak alınmış  ürünleride içine katarsak, toplamda daha fazla sarfiyata , daha fazla zarara, bu elektriği üreten santralin daha fazla çalışmasına buda arz- talep dengesinde daha fazla zam oranına, daha fazla elektrik üretmek için daha fazla çevre kirlenmesine, bu çevre kirlenmeside daha fazla hastalıklara ve sonunda bu aptalın daha kirli bir çevrede yaşayıp daha zorlu hayatını geçirmesine neden olan kelebek etkisinin çığ etkisine dönüşmesidir.
Kısaca önemsiz görünen ayrıntıların bile analiz edildiğinde, zamanla neleri etkilediği ve bir bumerang gibi geri döndüğü toplamda geri çevrilemez büyük sonuçlara neden olabileceği gibi konuları aptalların algılamaması ve ona göre davranamaması sonucunda kendisine ve çevresine zarar vermek olarak ortaya çıkar. Aptallıklar domino etkisi yapar ve küçük bir taş yıkmanın önemsiz olacağı düşünülsede , bu küçük taşlar zamanla daha büyük taşların yıkılmasına sebep olabilir.




Bilimsel Olarak  "Aptallık" Nedir ? , "Aptal" Kime Denir ?

Yakın tarih incelendiğinde sömürgeci zihniyetin, kendisi dışındaki toplumların lisanlarında aptal ve cahil kelimelerinin taşıması gerektiği anlamların dışında kullanılmasına yönelik yaptığı ve yapmaya çalıştığı değişiklikler dikkat çekicidir.

Dâhi (deha) diye nitelendirilern insanların, tarih boyunca bu konuya dikkat çekmesine rağmen, şaşırtıcı bir şekilde bu konuda yapılmış araştırma ve  bilimsel çalışma sayısı son derece azdır.

Kaynaklarda bulunabilen bazı tanımları incelediğimizde; "Kendisi için bir fayda beklentisi olmadan, hatta çoğu zaman kendine de zarar vererek davranışları ile başkalarının zararına neden olan kişiye Aptal denir." 1922-2000 yıllarında yaşamış, İtalya ve ABD'de İktisat Tarihi dersleri vermiş bir akademisyen olan Prof. Carlo M. Cipolla, “Allegro Ma Non Troppo” adını verdiği çalışmasında “Aptal”ı böyle tarif ediyor.

Prof. Cipolla burada, "Aptal"dan çok "Aptallık" ile, aptallığın ne olduğundan çok onun sonuçları ile çıkarımda bulunuyor. Aptalı, aptallığını yapmadan önce tanıyabilmemize ve önlem almamıza dair bir yön göstermiyor. Aptalın adını ancak kendine ve diğerlerine aptallığı ile zarar verdikten sonra ortaya çıkarıyor.

Aptallığın başka bir tanımı ise literatürde  "Bir kişinin yeteneklerini ve bilişsel kapasitesini optimal olarak kullanımda gösterdiği beceriksizlik." olarak tanımlanıyor. Bu tanımda aptallığı tam olarak kapsayan bir açıklama getirmiyor. Örneğin, türlü nedenlerle gündelik hayata uyum gösteremeyen veya göstermek istemeyen kişilere aptal demek yanlış olacağından, aptal ile aptallık yapmayı ayırt edecek nitemeleri tam kapsayamıyor.

Tanımlarda geçen hiç bir tarifin aptal ile aptallık arasındaki farkı kapsayıcı ve net bir şekilde ifade edemediğinden oluşan çelişkiler anlam karmaşasına neden olmakta ve bu bağlamda aptalların yol açabileceği zararların anlaşılmasını tam vurgulayamamaktadır.


Aptallığın Dereceleri Var mıdır, Aptallık Derecesi Ölçülebilir mi?

Aptallığın dereceleri vardır. Her insanda bir aptallık faktörü (veya derecesi) vardır, ve bu faktör her zaman insanın kendisinin olduğunu düşündüğünden daha büyüktür. (Giancarlo Livraghi)

Aptallıkları, arızi aptallıklar, kronik aptallıklar olarak başlangıçta genel iki ana kategoriye ayırırsak.

Arızi aptallık : Bazı durumlarda içinde bulunulan şartlar anlık olarak istem dışı oluşur ve öyle parametreler aynı anda etkiler ki , kişi aslında karakterine, birikimine, deneyimine uymayacak şekilde bir aptallık (hata) yapar. Kişi tarafından aynı koşullarda aynı aptallığın sonucunun hata olduğunu anlaması ve bundan bir ders çıkarması ile sonuçlanıyorsa bu arizi aptallıktır.

Kronik aptallık : En çok rastladığımız halde, sadece çok az insanın zararlarını  farkedebildiği, yaşamın her anında defalarca yapılmasına tanık olduğumuz ve yapıldığında öfkeye kapıldığımız aptallık türüdür.  Bu aptallık türü aslında insan karakterinin doğal özelliklerinden birisidir ve kişiliğimizin temellerini oluşturmaktadır. Toplumun çoğunluğu şimdiye kadar bu aptallık türünü teşhis ve engellemeye yarayan otomatik bir mekanizma oluşturmaktan ziyade, işin kolayına kaçıp tersine bir yol tutturmayı tercih etmiş ve adeta aptallığın devamını garanti altına almayı ister bir tavır sergilemiştir.




Aptalların Ortak Özellikleri Nelerdir ?

Quora‘daki bir tartışma zincirinden alınan ve bilimsel kanıtlarla desteklenen sonuçlar analiz edildiğinde;
"Aptalla tartışmanın size öğreteceği ilk şey aptallarla tartışmamaktır"
Tüm aptallarda bulunan belirleyici, ayırıcı ve dışarıdan kolayca anlaşılabilen tek bir ortak özellik yoktur. Ancak aptalların büyük çoğunluğunda bilmediğini farkedemeyen ve bilmenin faydasını algılayamak, pratiklikten uzak olmak, büyük resmi ve kelebek etkisini kavrayamamak,  mizah güdüsünün gelişmemeiş olması, başkalarının yaptığı hatalardan ders çıkaramamak, farkındalık eksikliği, düşük zeka, cahiliyet, empati eksikliği, yeni fikirlere dirençli olmak, değişimden korkmak, bilmiyorum diye bir kavramı anlayamamak, mazeretleri cebinde olmak gibi kavramlar en sık rastlanılan özelliklerdir.

Yada olaya tersten bakıp aptal olmayan insanların genel özellikleri nelerdir diye incelediğimizde yani
 aptal olmayan zeki insanlarda görülen yaygın ortak özelliklere baktığımızda; büyük resmi kolayca anlayabilmeleri, gece uyanık kalmaya meyilli olmaları, çevrelerine ve durumlara kolayca uyum sağlayabilmeleri, ‘bilmiyorum’ demekten çekinmemeleri, meraklı, açık görüşlü ve eğlenceli olmaları, kendi kendilerine vakit geçirmeyi sevmeleri, güçlü bir irade ve empati yeteneğine sahip olmaları, alakasız gibi görünen kavramları bağdaştırabilmeleri, işleri ertelemeleri, mizah anlayışlarının gelişmiş olmaları, hayatın anlamı ya da evren gibi büyük konulara kafa yormaları yer alıyor.

"Aptallık dış etkenlere karşı son derecede dirençlidir."
Hiç kimse aptallıktan tam olarak kurtulmuş değildir, yine hiç kimse tam olarak aptal da değildir. Eğer iyi bir tanım yapılabilirse bu tanıma dayalı ölçüm yöntemleri de geliştirilebilir bu bağlamda aptallığın verebileceği zararlar önceden tahmin edilmesi ve önlem alınması kolaylaşabilir. Aptallık somut bir zihin hali olsaydı ölçüm yapmak daha kolay olacaktır ancak daha çok görece ve çok etmenli bir  kavram olduğundan bu ölçümü yapmak hatta bu ölçüm metodunu geliştirmek  bile oldukça zordur.

"Aptallık, insanın olasılık belirleme yeteneğinin düşük olması halidir." 
Örneğin arabasını nasıl olsa arka boş diyerek öndeki kaldırıma fazla yaklaştıran birisi kısa süre sonra arkasına başka bir aracın daha park yapabilecek ve çıkarken bu durumun kendisini zorlayacak olabileceğini algılayamayan kişi aptaldır.

"Aptal her şey ortada olsa bile sonucu anlayamayan kişidir."
Sonu sürpriz ve bilinmeyenler ile biten bir filmi zekiler filimin başından itibaren olasılıkları algılarken , normaller film bitince ne olduğunu ve mesajı algılarken, aptallar hiç bir zaman aslında söylenenin dışında da iletilmek istenilen mesajlar olduğunu anlayamazlar ama film hakkında bir çok fikirleri vardır.

"Aptal kendine verebileceği zararları anlayamaz."
Örneğin bir araba satın alan birisi, her arabanın farklı olduğunu ve yanında verilen kullanma kılavuzunun içerisinde yazanların çok önemli olduğunu önemsemez, daha da aptal olanlar bu kitapçığın arabayı satarken bir değer katacağını alıgayamaz ve bu gibi argümanları çöpe atar. Sonuçta otomobilini satarken belki çok belkide az bile olsa  bu ayrıntıların zararını kendisi görür.

"Aptallığın derecesi artıkça olasılık algılaması düşer."
Örneğin bir cep telefonu satın alan birisi, normalde ürünün garanti zamanının olduğunu ve bir sorun olduğunda faturasını belirtmesini gerektiğini hatta bazı durumlarda kutusunu ve diğer aksesuarları bile iade ederek kendisine gelebilecek zararları faydaya dönüşebileceğini bilir ve ona göre davranır. Ancak aptal birisi faturasını genelde kaybeder , kutusunu atar sonuçta bunlar gerektiğinde kendisi zarar görür ama aynı hatayı yapmaya devam eder.

"Akıllılar toplanınca toplam akıl artmaz, aptallar toplanınca toplam aptallık artar"
Aptallık hemen her gün karşımıza çıkan bir zihin durumudur. Bu zihin durumu insanlarda geçici veya kalıcı olarak bulunabildiği gibi, bazı durumlarda bulaşıcı bile olabilir. Yani aptal bir insan çevresindeki zeki insanları aptal yapmaz ama aptallık yapmalarına sebep olabilir.



Aptallık Kalıtımsal mıdır, Yoksa İnsan Sonradan mı Aptal Olur ?

Her şeyde olduğu gibi aptallıkta da genetik faktörler büyük ölçüde etkilidir. Aptallık nitelikleri sonraki nesillere çok genli bir yapıda aktarılır. Bu nedenle nesiller arasında aptallığın aktarılma mekanizmasını takip etmek oldukça zordur. Tabi ki bu zeki anne babanın aptal çocukları olmayacağı anlamına gelmez. Yada tersi düşünüldüğünde aptal bir sülaleden dâhi bir çocuk çıkmayacağı anlamına da gelmez.
Kalıtımsal altyapı, uygun çevresel koşullarda öğrenme ile gelişip aptallık belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Bu potansiyel, bazı kişilerde uzun süre kendini göstermeden saklı kalabilir. Bu saklı aptallık potansiyeli, bilinçaltına itilen travmatik duyguların bilinçli davranışlarımızı etkilemesine benzer bir şekilde yaşantılarımızı etkiler, yüzeye çıkmak için fırsat kollar, alttan baskı yapar, hiç beklenmedik bir anda şaşırtıcı bir aptallık olarak ortaya çıkar. Ama mutlaka çıkar !



Aptallık Tedavi Edilebilir mi ?

Aptal bir insanı, normal bir insan seviyesine ulaştırmak mümkün olabilir mi yada aptallığın bir çözümü var mı ?  Henüz bilim bu konuda yeterince ilerleme gösteremesede zamanla insanoğlu bu konunun önemini anlayacak ve gelişimini ona göre düzenleyecektir. Ancak eldeki imkanlarla yapılması gereken mevcut sistemlerin aptallığın verebileceği zararları minimize ederek şekilde düzenlenmesi herkesin faydasına olacağı ortadadır.

Aptal etkisini seçme özgürlüğüne uyarladığımızda, sistemlerini adalet mekanizmasının düzgünlüğü ve aptalların verebileceği zararları minimize etmeye yönelik önemleri almayanların muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasını beklemek bile büyük bir aptallıktır.

Eğitim aptallığı ortadan kaldırmasada , eğitim sistemi düzgün olan ülkeler aptalların aptallık yapmalarını azaltacağı için toplamda büyük kazançlar elde edeceklerdir.





Aptallıktan mı Cehalet Çıkar, Cehaletten mi Aptallık ?

Cahil : Bilmediğini bilmeyen.
TDK Cahil : Öğrenim görmemiş, okumamış. (Tabiki cahilin bu tanımla alakası yoktur , okumamışa yani öğrenim görmemişe Ümmi denir)

"Bir ülkeye düşmanından daha fazla zararı cahil ve aptallar verir."

Genetikçi Nörolog Richard Lynn "IQ ve Küresel Eşitsizlik" (2010) adlı kitabının bir bölümünde özellikle Avrupa ülkelerinde yapılan araştırmalarda ülkelerin eğitim ve  IQ değerleri araştırılmıştır. Çıkan sonuçlar incelendiğinde zekanın her şey üzerinde etkisi olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aptallık ve cehalet arasında doğrusal bir bağlantı bulunsada, çok değişken etmenlerin bulunduğu karmaşık denklemleri tek düze sonuçlara varmak olanaksızdır.

Virginia Üniversitesi Psikoloji Profesörü Dr. Brian Nosek muhafazakar ideolojilerin insanların içinde yaşadığı dünyayı ve bu dünya ile ilgili sorunların çözümlerini çok basite indirgediği (yalınlaştırdığı) için daha düşük kognitif kapasiteye sahip insanlarca çok daha kolay kabullenildiğini söylüyor. Örneğin Zeka = Yüksek GSMH = Refah toplumu, vb.

"Tüm cahiller aptal değildir ancak aptalların çoğu cahildir."
Aptalların çok büyük oranda da cahil olması , cahillerin hepsinin aptal olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla eğitim sistemini adil ve düzgünce kurulması cehaleti azaltacağı gibi aptalların sistemlerde üstlere çıkmasınıda zorlaştıracaktır. Bunun için belirleyici unsur olan adaletli sistemlerdeki bireyler torpil bulmalarına gerek kalmadan sadece çalışarak bir şeyleri başarabileceği zeminde olmalıdırlar.



Teknoloji ve Aptallık

Teknolojinin ve özellikle sanal dünyanın gelişmesi, aptalı ve aptallığın zararlarının ortaya çıkmasını kolaylaştırmıştır. Çok zeki insanlar aptallık potansiyelinin farkında oldukları için bunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmektedirler.

Mesela bir program yüklerken gelişmiş seçenekler gibi ayrıntılara dikkat etmenin kendisine ne fayda sağlayacağını algılayamayan bir aptalın , sürekli ileri butonuna basarak yazılımı bilgisayarına kurması sonucu oluşan istenmeyen durumları ortaya çıkarır.

Örneğin bilgisayar dünyasında bulunan yazılımların kırığının hiç bir zararı olmadığını düşünerek kullanmak ve bunun sonuçlarını anlayamamak bir aptallıktır. Hiç kimse dünya barışına hizmet etmek ücretli satılan bir yazılımı size bedavaya vermeyecektir. Bu kırık yazılımlar çeşitli görevler için kullanılacaktır. En basitinden tarayıcı anasayfanızı değiştiren küçük bir kod bile içerseler, bilgisayarınızın derinlerinde bu zararlı yazılımlar olduğu müddetçe bilgisayarınızın ve internet hızınızın sürekli bir biçimde yavaşlamasına sebep olur. Bu ufacık fark bile sizin bilgisayarınızın daha çok ısınmasından, daha fazla elektrik harcamanıza, zaman ve enerji kaybetmeniz başta olmak üzere bir çok sorunu da beraberinde getirir. Bu zararlılardan kurtulmak için bilgisayarınıza format attırıp yine aynı kırık programları yüklemek ve farklı sonuç beklemek ise aptal paradokusu 'nu ortaya çıkarmaktadır.


"Aptal, aptal olduğunun farkına varabilse zaten aptal olmazdı."
Biraz dolaylı bir örnek olsada örneğin internet üzerinden satış sitelerinden bir ürün satmak yada almak veya takaslamak istediğinizde bu ürün özellikle de teknolojik bir ürünse; temel bazı kriterleri bilinçli olarak ilana vermek hem alıcının hemde satıcının faydasına olacaktır. Herkes teknoloji gurmesi olmak zorunda değildir lakin aptal değilse en azından sattığı yada aldığı ürünün ne olduğunu bilmesi gerekir. Tersi durumda ya satıcı ürünü zararına satacak yada alıcı zararına alacak her iki durumda da kaybeden olacaktır.

Entropi, fizikte bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal enerjisini temsil eden termodinamik terimidir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Entropiye dair verilen en ünlü örnek ise dağılan bir oda örneğidir. Bu örneğe göre insanların yaşadığı yerler zamanla dağılırlar. Bunun sebebi şudur; odanın düzenli olduğu sadece tek bir durum vardır (çarşaf gergin bir şekilde yatağın üstünde olacak, halı duvarlara paralel olacak, kitaplar kitaplıkta yanyana sıralanacak, kalemler kalemliğin içinde olacak, vs.), fakat odayı dağınık yapan milyarlarca ve hatta katrilyonlarca durum vardır (çarşafın gergin bir şekilde yatağın üzerinde olmadığı her durum dağınıktır, kitapların kitaplıkta yanyana sıralanmadığı her durum dağınıklıktır, vb.). Ve de odayı düzenlemek için harcanan enerji dağıtmak için gereken enerjiden her zaman daha fazladır. Örneğin çok az bir enerjiyle kitaplığınızı devirebilir, veya çarşafınızı bir köşesinden çekerek yatağınızı bozabilirsiniz. Ama bunları düzeltmek bu kadar kolay olmayacaktır. Ancak bir aptala bu olay başına gelse bile davranışlarında bir değişiklik düşünmeyecektir.

Bu kanun ise ekonomiye uyarlandığında ortaya çıkan aptal etkisi, bu etkiyi göz önüne almadan yapılandırılan sistemlere sürekli bir şekilde büyük kayıplar verdirtmektedir.

Özellikle iş yerlerinde bulunan yöneticilerin saklı aptallık potonsiyelinin anlaşılamaması, çalışanlara daha fazla yük binmesine yada şirket verimliliğinin azalmasına neden olur ki bu gizli aptallık potansiyelini gözardı eden veya ilk başta işe alımlarda bunu göz önünde bulundurmayan şirketlerin geçmişe yönelik aptal etkisinden kaynaklanan kayıplar hesaplana bilse olayı daha net algılamak mümkün olurdu. Yani aptal bir kişiyi vasıflı bir işe getirmek bile kaybetmeyi önceden kabullenmek kadar önemli sonuçlar çıkarır.



Trafik ve Aptallık

Trafik saklı kalmış aptallığı ortaya çıkartmada oldukça etkin bir kavramdır. Çünkü karar verme zamanı kısaldıkça aptallığın ortaya çıkması kolaylaşır. Trafikte en önemli olgu takip mesafesi ve önceden harekettir. Aptal bir kişi sürekli aynı zorlukları yaşasada, önce kendisine sonra etrafına zarar verdiğini anlayamaz. Aptal bir kişi basit olguların sonucunda çıkabilecek olasılıkların bir çoğunu anlayamadığından trafik gibi çok etkileşimli durumlarda kendisine ve çevresine fayda getirecek davranışı sergileme olasılığı düşük olacaktır. Karar vermek için gereken zaman kısaldıkca aptalın doğru olasılığı seçip ona göre davranma şansı azalacağından, sürekli etkileşim içinde bulunulduğu ve sayısız olasılığın gerçekleşmesi muhtel olan trafik gibi durumlarda, aptallığın beklenmedik zamanlarda beklenmedik şekillerde ortaya çıkmasına neden olur.

Örneğin her gün evden işe , işten eve arabayla ulaşım sağlayan birisinin, yoğun saatlerde sıkışan yolların alternatiflerini değerlendirmemesi veya bu değişikliğin kendisine ne gibi avantajlar sağlayacağını anlayamaması aptallıktır. Mesela her gün aynı yolu kullanan birisi, çok şeritli bir yolda ilerde olan döner kavşakta sola dönüşler yüzünden yolun tıkandığını ve kendisi düz yada sağa döneceği halde, son ana kadar sol şeritte kalıp, öndeki araca fazla yaklaşıp manevra alanını kısaltarak , o sıkışıklığa fazladan dahil oluyor ve bu olayı sürekli yaşıyorsa aptallığının farkında değildir ve topluma sürekli zarar vermektedir.
Aptal olmayan birisi hiç bilmediği yolda bile giderken önceden gideceği yöne göre tedbirini alıp duruma göre şeridini önceden belirleyip hatta gerekiyorsa her an öndeki kalabalıkta bir sıkışıklık olursa sağa yada sola manevra yapacak kadar öndeki ile mesafe bırakıp ilerlemeye devam eder. Zeki bir insan bunu düşünmeden kendiliğinden gerçekleştirir ve kendi kazanır. Aptal bir insan ise her gün sürekli aynı zorluğu yaşasa bile davranışlarında değişiklik olmaz.

Trafikten varsayımsal bir örnek daha verelim. Mesela önünde giden bir otobüsün sinyal vererek az sonra durağa yaklaşacağını anlayamayan bir aptal, takip mesafesini değiştirmeyecek ve durakta duran otobüsün arkasında takılarak trafiği sıkıştıracak ve bir de üstüne burada durakmı olur diye küfür etmeye başlayacak ve arkasında gelenlere ani fren yaptırıp fazladan yakıt, zaman ve çok azda olsa aşınmış araç bırakacak dolasıyla çevresine zarar verecektir. Ancak akıllı bir insan takip mesafesini artıracak, otobüs durağa yanaşınca arkasında takılmadan yanından geçerek trafiği rahatlatacak ve önce kendisine sonra yaşadığı topluma faydası olacaktır.

"Sadece aptal olmayanlar, aptalların verebileceği zararları anlayabilir."

Çok basit bir hesap yapalım. Bir ülkedeki toplam otomobil sayısının 20 milyon olduğunu kabul edelim. Trafikteki aptallar yüzünden bu araçlar günde ortalama 1 $ fazla yakıt yaksın. Tamamda 20 milyon dolar her gün boş yere israf edilip ülkeyi zarara uğratır. Bu para her gün bir vatandaşa verilse ülke zenginden geçilmez. Ufacık bir ayrıntı bile topluma nasıl etki edebilir. Kaldı ki aptalların verdiği zararlar her konuda hesaplansa dünyadaki israf edilen miktar bile tüm insanoğlunun rahat içinde yaşamasına yeter.






APTALLIK VE ZEKA ARASINDAKİ İLİŞKİ

Düşük zekaya sahip olanların çok büyük oranda da aptal olması, toplumda normal veya yüksek zekalıların aptal olmayacağı yanılgısı oluşturmuştur. Tabiki zeka seviyesi artıkça aptallık yapma oranı  önemli ölçüde düşmektedir lakin aptal olmak ile aptallık yapmak farklı şeylerdir.
Deha seviyesinde zeki olan kişilerde aptallığa rastlanmaması da araştırılması gereken bir konudur.
TDK Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık (Tabiki taşıması gereken mânanın bu şekilde tanımlanması olanaksızdır.)

"Aptallık sadece düşük IQ sonucu değildir."
Mantıksız, saçma, budalaca fikirlerin peşinden gidenlerin, basit olabilirlikleri algılayamayanların hepsi düşük IQ’lu değildir. Böyle bir zekâ, büyük ölçüde rasyonelliğin yakınından bile geçmez. IQ testlerinden yüksek bir puan almanız sizin aptallık yapmayacağınız anlamına gelmez.
Kaldı ki kimse aptalca kararlar almasına yol açan eğilimlere yüzde yüz karşı koyamaz.


" IQ derecesi veya eğitim yalnızca bir referanstır "
İnsan dehası ve zekâsı söz konusu olduğunda, aklımıza çoğunlukla en zeki ve en yetenekliler gelir. Bu doğaldır; herkes Einstein’lara, Mozart’lara hayranlık duyar ve onlar gibi olmak ister.

Buna karşılık skalanın diğer ucunda olanlarla pek kimsenin dikkatini çekmez. Bu insanları tanımaya çalışmanın hiçbir yararı olmadığı düşünülür. Aslında bilim tümdengelim gibi tümevarım şeklinde de analiz edilmelidir.

"Aptallık göz ardı edilemeyecek kadar önemli ve ilginç bir konudur"
Farklı bir açıdan yaklaşıldığında çok şaşırtıcı ve çarpıcı bilgilere ulaşılabilir. Aptallık bilimi, zeka kavramını daha derinlemesine kavramamızı sağlamasının yanı sıra, şu anda dünyayı yönetmekte olan çok sayıda "akıllı" sanılan insanın yaptığı aptalca hataların nedenlerini anlamamıza yardımcı olabilir. Böylece aynı hatalar yinelenmez ve sonuçta toplumlar ve insanlık kazanır.


"Yalnızca iki şey sonsuzdur; evren ve insanların aptallığı. Ancak ilki hakkında kuşkularım var." Einstein bu sözleriyle aptallığın sınırı olmadığına işaret ederken, Amerikalı yazar Harlan Ellison aptallığın ne kadar yaygın olduğunu şöyle ifade ediyor: "Evrende iki şey çok boldur; hidrojen ve aptallık."

"Aptallığın sınırı yoktur"
Einstein ve Ellison’ı bu kadar rahatsız eden aptallığın zekâ derecesiyle, özellikle IQ ile hiçbir bağlantısının olmadığı çok açıktır. Çok zeki bir insan aynı anda çok aptal da olabilir. Akıllı insanların kötü kararlar almasının altında yatan faktörler anlaşıldıkça, ekonomik krizler gibi toplumun karşı karşıya kaldığı büyük felaketlerin anlaşılması ve çözüme kavuşturulmasının da yolu açılacak. Daha da ilginci, aptallık konusunda yapılan araştırmalar, kitleleri derinden etkileyen aptalca kararları engelleyebilecektir.

"Yönetim biçimi ne olursa olsun sitemini âdil ve aptal insanın aptallık yapmasını mümkün olduğunca engelleyecek şekilde kuranlar, muasır medeniyetler seviyesinde yaşayacaklardır."

Pareto ilkesi ile bakıldığında bir popülasyonun kabaca %20 ağır aptal %20 aşırı aptal %20 aptal %20 normal %20 zeki olarak karşımıza çıkar. Başka bir değişle herhangi bir insan topluluğunun %60 aptaldır. (R. Oksay  derlemesi 2013)

Bu oranlar bile toplumun aptalların verebileceği zararları oluşmadan öne geçmesini engeller çoğunluktadır. Örneğin aptallar, aptal olduklarının farkında olmadan bir oylama yapılsa , zekiler ne derse desin çoğunluk olarak aptalların dediği olacaktır. En başta bu soruna bir yöntem geliştirilmelidir. Aptalların sonuç olduğu irili ufaklı ziyanlar hesaplanabilse, kelebek etkisi gibi aslında her şeyi nasıl etkilediği daha net anlaşılabilir. Bu etki toplumlardaki aptal sayısı ile çarpıldığında ortaya çıkan muazzam rakamlar bile bir çok şeyi aniden değiştirmeye yeterli olacak güçtedir.






ZEKİ + APTAL İNSAN PARADOKSU

Hem zeki hem aptal insanların paradoksu ; Bir insan hem zeki, hem de aptal olması nasıl açıklanabilir ? Bu paradoksu açıklamaya yönelik kuramlardan biri Princeton Üniversitesi’nden bilişim uzmanı Daniel Kahneman'a ait. Kahneman, insan davranışları konusundaki çalışmalarıyla Nobel Ekonomi Ödülü’ne hak kazandı. O güne dek insanların doğuştan rasyonel oldukları varsayılıyordu.
Oysa Kahneman ve meslektaşı Amos Tversky, bunun tam tersini iddia etti. Kahneman ve Tversky’ye göre insanlar bilgiyi işlerken, beyin iki farklı sisteme erişir. IQ testleri bunlardan yalnızca birini ölçer. Bu da sorun çözümünde bilerek, isteyerek yapılan işlemdir. Oysa günlük yaşamda insanların normal tepkileri sezgilerinin kontrolü altındadır.

Zihinsel kısa yollar
Bu sezgisel mekanizmalar insanlara yaşamsal avantaj sağlar. Bilgi çokluğu karşısında karar vermekte zorlanan insanlar bu mekanizmalar yardımıyla kendilerine bir çıkış yolu bulur. Bunlar sıra dışı olayları kalıplara uydurma, doğrulama eğilimi ve belirsizliğe direnme gibi bilişsel eğilimlerden oluşan bir stratejidir. İnsanlar, ilk çözümün, çözümlerin içinde en iyisi olmadığını fark etmiş olsalar dahi, kısa yoldan ilk çözümü kabul etme eğilimindedir.

Yaşamsal sınavı başarı ile geçen bu mekanizmaların hepsine toplu olarak “höristik stratejiler-zihinsel kısa yollar” denir. Başka bir deyişle bu, sorunun çözümünde gereksiz detayları elemine ederek kısa yoldan çözüme ulaştıran bir stratejidir. Ancak zihinsel kestirmeler, muhakeme yeteneğimizi tümüyle ele geçirirse, mantık tamamen rayından çıkabilir. Bu nedenle kestirme yollara karşı direnç geliştirmek gereklidir; aksi takdirde aptalca davranışlara zemin hazırlanmış olur. Ferrell bunu şöyle açıklıyor: “Kestirme yollara sapma eğiliminin IQ ile bir ilgisi yoktur. İnsan aptallığını anlamanın bir yolu da bu kestirme yollara sapma eğilimini ölçen testtir.”

Toronto Üniversitesi’nden bilişim uzmanı Keith Stanovich, rasyonellik katsayısı (RQ) adını verdiği bu testi geliştirmeye çalışıyor.

Rasyonellik katsayısı
Doğal olarak yüksek rasyonellik katsayısına sahip olup olmadığınızı belirleyen faktörler nelerdir? Stanovich’e göre RQ, IQ’dan farklı olarak, genlere veya çocukluktan gelen çevresel koşullarına bağlı değildir. Her şeyden önce RQ, insanın kendi bilgisinin doğruluğuna değer biçebilme yeteneğidir. Yüksek RQ’ya sahip insanlar, kendi farkındalıklarını güçlendirmişler ve bu bilgi dağarcığının kendilerini düze çıkartacağına inanmışlardır.

Mantığı rayından çıkartan etmenler
Stanovich farkındalığı güçlendirmeye yönelik en basit yaklaşımlardan birinin, nihai karara varmadan önce sezgisel çözümü, tam karşıtı ile karşılaştırmak olduğunu söylüyor. Böylece bildikleriniz ve bilmediklerinize ilişkin daha net bir farkındalığa sahip olabilirsiniz.

Ferrell ise Stanovich kadar iyimser değil; doğal olarak yüksek RQ’ya sahip insanların bile kontrolleri dışındaki koşullar altında aptalca kararlar verebileceğini söylüyor.

Aptallığın bir diğer tetikleyicisi de duygusal dalgalanmalardır. Üzüntü ve endişe, aktif belleği bulandırıp fiili durumu değerlendirmede yetersiz kalmasına yol açabiliyor. Bu yetersizliği gidermenin de en yaygın yolu, zihinsel kısa yollardan birini seçmektir. Başka bir deyişle höristik stratejiden medet ummaktır.

Yüksek IQ'lu aptallar
Aptallığın tarihi konusunda çalışmaları bulunan Hollandalı Matthijs van Boxel, gözlemlerine dayanarak yüksek IQ’lu insanların yaptığı aptallıkların çok yıkıcı olduğunu söylüyor. Bunun nedeni, zeki insanlara daha fazla sorumluluk verilmesidir.

Stanovich yüksek IQ’lu insanların yaptığı aptalca hataların etkisinin en fazla de mali çevrelerde hissedildiğini söylüyor. Şu anda standart bir RQ testi, zihinsel kısa yol tuzağına düşme eğilimi taşıyan kişilerin yönetici olarak seçilmelerini engelleyebilirdi. Ama böyle bir test henüz standardizasyon aşamasını geçemediği için kullanıma hazır değil.

Van Boxel insanların geçmişte yaptıkları aptallıkları gelecekte de tekrarlamamaları için herkesin özellikle de iktidardakilerin ve en zekilerin kendi zayıflıklıklarını büyük bir alçak gönüllülükle kabul edip, ne bilip ne bilmedikleri konusunda farkındalıklarını güçlendirmelerini tavsiye ediyor.


Zekâ farklılığının nedenleri
IQ derecesini belirleyen çeşitli faktörler vardır. Zekâ farklılığının %30’u, içinde yetiştiğiniz koşullardan, örneğin beslenme ve eğitimden kaynaklanır. Genler ise iki insan arasındaki farkın %40’ından sorumludur. Kitap okumak, çeşitli sorunları çözmedeki tecrübe, yaşanılan çevre, alınan eğitim gibi unsurlar zeka katsayısını etkilemektedir.

Bu farklılıklar beynimizdeki bağlantılarda kendini gösterir. Daha zeki beyinlerde nöronların arasında daha verimli bir ağ bağlantısı olduğu izlenir. University of the West of England’dan Jennie Ferrell, bu bağlantıların bir insanın kısa süreli “faal” belleğinin nasıl kullandığını belirlediğini ileri sürüyor: “Bu nöral bağlantılar, verimli zihinsel bağlantıların kurulmasında biyolojik bir temel oluşturur.”

Zekâ farklılıklarının nedenleri konusunda aptallığı bir faktör olarak kabul eden bugüne dek şu varsayımlar geliştirildi:

Genetik sürüklenme (genetic drift) evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Doğal seçilimden farklı olarak, bir popülasyon içerisindeki genetik yapının adaptasyon olmadan, tamamen şans eseri olarak değişmesidir. Daha çok küçük popülasyonlarda etkilidir; büyük populasyonlar ise matematiksel olarak etkilenmezler, çünkü tesadüfi olayların etkisi azdır. Bu fikri savunanlardan biri olan Stanford Üniversitesi’nden Gerald Crabtree, zekâmızın sürekli olarak mutasyon geçiren 2000-5000 gene bağlı olduğunu ileri sürüyor. Uzak geçmişimizde zekâları alt düzeylerde seyreden atalarımız, genlerini bir sonraki nesle miras bırakma şansını yakalayamadan aramızdan ayrılmış olabilir, fakat Crabtree’ye göre, insan topluluklarında işbirliğinin gelişmesi sayesinde zekâsı düşük insanlar daha başarılı olanların sırtından geçinerek hayatta kalma şansını elde edebilirler. Bu koşullarda MÖ 1000’li yıllarda yaşamış herhangi biri günümüzün en zeki, en bilgili kişisi olabilir (Trends in Genetics, vol 29, p 1).

Uzak geçmişimizdeki atalarımızın zekâsı hakkında bir tahmin yürütmek zordur ve aslında ortalama zekâmız yakın geçmişimizde az da olsa artış göstermiştir. Bu fikri savunan University of York’tan psikolog Alan Braddeley, görüşlerini şöyle dile getiriyor: “İnsan düşüncesinin tek boyutu IQ ölçümleri değildir. Henüz aptallık, bilimsel bir terim değildir. Pek çok zeki insanın aynı zamanda aptal olduğunu da görüyoruz .”







APTALLIĞIN TEMEL YASALARI NELERDİR ?

Carlo Cipolla bu konu ile ilgili araştırmalar yapmış ve aptallığın kitabını yazmıştır. Kısaca yaptığı araştırma da ; insanlar neden aptallık yaparlar, aptal nedemektir , topluma nasıl etkisi olur ...
Bu konuları araştırıp kitabını yayınlamıştır. (Lois fondamentales de la stupidité humaine)

Carlo Cipolla bir toplumu oluşturan insanları dört ana gruba ayırmış, niteliklerine ve etkilerine göre izah etmeye çalışmıştır.

SAFLAR : Yaptıkları olgulardan kendileri kaybeder ama başkaları bundan bir kazanç elde ediyor. Kendileri kaybediyor ama başkaları kazanıyor. Toplum sonuçta toplamda ne kazanıyor ne kaybediyor.

ZEKİLER : Hem kendileri kazanıyor , hem başkaları kazanıyor. Toplumları kazanıyor, insanlık kazanıyor.

HAYDUTLAR : Kendileri kazanıyor ama başkaları kaybediyor. Toplum kaybediyor.

APTALLAR : Hem kendileri kaybediyor hemde topluma kaybettiriyorlar.


Carlo Cipolla araştırmaları sonucunda en tehlikeli olanların aptallar olduğu sonucuna varıyor. Bir örnek ile açıklamak gerekirse, mesela aptal olan birilerinin bir karar verirken herkes için anlaşılabilir sonuçları olduğunu kavrayamaması veya bir ürün alırken , satılan ürününün toplam edinme maliyetini anlayamaması ve olası sonuçlarına göre davranmaması ve aptalca hareket etmesi sonucu etkiye karşı bir tepki çıkmasına ve olması gereken dengenin istenmeyen tarafa yönelmesi sonucu olarak topluma zarar vermektedir. (Aptal Etkisi)

"
Bilmeyen ve bildiğini zanneden bir aptaldır.        Ondan uzaklaşın.
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen bir cahildir.        Ondan sakının.
Bilmeyen ve bilmediğini bilen bir öğrencidir.               Ona öğretin.
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır.                     Onu uyandırın.
Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır.                                    Onu izleyin.
"

Carlo Cipolla Aptallığın Yasaları :

Temel aptallık yasaları : 

0-) Toplumda tahmin edilenden fazla sayıda aptal vardır .
(Yani toplum aptal sayısını gerçekte ne kadar düşünüyorsa , aslında ondan daha fazla sayıda aptal vardır.)

1-) Aptallık başka her tür özellikten bağımsızdır.
(Yani aptal olmak bir yerde yönetici olamaya, ağızı laf yapan biri olmaya yada futbolcu, dizi yıldızı vs. olmaya engel değildir. Herkes için bu özellik geçerlidir.)

2-) Aptallar umulmadık yerlerde ortaya çıkarlar
(Yani hiç beklemediğiniz işleri yapanlar bile aptallıkları hiç beklenmedik durumlarda ortaya çıkar.)

3-) Aptala, akılla karşı çıkılmaz.
(Çünkü hatalıda olsa , hatasını kabul edebilmesi ve anlayabilmesi gerekir ama aptal bunu yapamaz.)

4-) Toplum aptalların zarar verme potansiyelini küçümser.
(Bakınız yukarıdaki varsayımsal örnekler)

5-) Bütün toplumlarda aptal oranı aynıdır.
(Ama aptallara yetki veren toplumlar gerilemeye ve çökmeye mahkumdur. Yani bir toplum ekonomik yada ahlaksal olarak çökmüş diğeri aşırı gelişmiş olmasındaki tek fark adaletsiz yapılarından kaynaklanan aptallara yetki vermeleridir. Yoksa her toplumdaki aptal oranı aynıdır.)

"Aptalın , aptal olduğunu anlamıyorsan , sen daha aptalsın demektir."








APTAL VE APTALLIK ÜZERİNE MEŞHUR SÖZLER

"Aptala malum olurmuş" değil, "Abdala mâlum olurmuş" biçimindedir. (Aptal  Abdal)

* Bir deli bir aptalı yorar, bir aptal bir toplumu yorar. (Anonim)

* İki şey aptallık belirtisidir, söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek. (Anonim)

* Aptal ata binmiş, bey oldum sanmış. (Türk Atasözü)

* Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her yanında tedbirli ol. (Latin Atasözü)

* Bir keçiye önden, bir ata arkadan ve bir aptala herhangi bir noktadan yaklaşma. (Atasözü)

* Parmakların Ay’ı gösterirken, aptallar parmaklarına bakar. (Tibet Özdeyişi)

* Aptalın suskunluğunu bilgelik sanma. (Latin Atasözü)

* Değişim rüzgarları esince aptallar duvar örer, akıllılar değirmen inşa eder. (Çin Atasözü)

* Ancak aptallar suyun derinliğini iki ayağıyla birden kontrol eder. (Afrika Atasözü)

* Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz. (Türk atasözü)

* Bilgeler her şeyi bilmez, sadece aptallar her şeyi bilir. (Afrika Atasözü)

* Gençler, bazı yaşlıların aptal olduklarını sanırlar, ama yaşlılar çoğu gençlerin aptal olduklarını bilirler. (Anonim)

* Aptallıkla deha arasındaki fark, dehanın sınırlarının olmasıdır. (Albert Einstein)

* Herhangi bir aptal bile, bilir ki mesele anlamaktır. (Albert Einstein)

* Ahmaklar zamanı nasıl öldüreceğini, akıllılar ise nasıl kazanacağını düşünür. (Alain)

* İnanılması en zor dedikodular, aptalların belleğinde en uzun süre kalanlardır. (Alfred de Vigny)

* Akıllılar, sebepler konusunda tartışır; aptallar da karar verir. (Anarchasis)

* Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir. (Anatole France)

* Eğer aptalca bir şeye 1 milyon kişi inanıyorsa, bu hala aptalca bir şeydir. (Anatole France)

* Meleklerin adım atmaya korktukları yere aptallar koşa koşa gelir. (Alexander Pope)

* İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim. (Albert Einstein)

* Herhangi bir aptal bir böceği ezebilir, fakat dünyadaki tüm bilginler birlikte bir böcek yapamazlar. (Arthur Schopenhauer)

* Bilge insan kuşku doludur. Fikirleri değişir. Ahmak insan ise inatçıdır. Kuşku duymaz. Her şeyi bilir o, kendi cehaleti dışında. (Akhenaton)

* Aptalları çoğu, sadece cahil olduklarını düşünürler. (Benjamin Franklin)

* Ne kadar aptalsanız, o kadar şiddetle müdafaa edersiniz ( Bertnard Russel)

* Aptallarla asla tartışma, sizi önce kendi seviyelerine çekerler, sonra deneyimleriyle sizi alt ederler. (Brad Slipiec)

* Ahmağa yüz, aptala söz vermeğe gelmez. (Brave Man)

* Günümüzde, dünyadaki temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise daima şüphe içinde olmalarıdır. (Bertrand Russell)

* Akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir. (Bertnard Russel)

* İnsanlar bilgisiz doğar, aptal değil; eğitimsizlik ile aptal olurlar. (Bertrand Russell)

* Aptalca bir şeyi milyonlarca kişi bile söylese , o yine aptalcadır. (Bertnard Russel)

* Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere biraraya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu? (Çiçero)

* Herkes hata yapabilir, ama ahmaklar hatalarına bağlı kalırlar ve bunu ölünce ye kadar sürdürürler. (Çiçero)

* Ahmak, ışıkla alevi karıştırır ve kendisini her yakanı güneş sanır. (Cenap Şehabettin)

* Herkes düşüncelerinde yanılabilir, ama aptallar bir türlü düşüncelerinden ayrılamazlar.  (Cicero)

* Toplumdaki aptallığın gücü, herkes tarafından ve her zaman kaçınılmaz olarak hafife alınır. (Carlo Cipolla)

* Bilim ve sanat bir kuşun kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanan toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayan aptallar ise tavuk olur. Tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının (geleceğinin) alındığının farkında bile olmaz. (Charles Darvin)

* Salak olabilirim ama aptal asla! (Dansöz Asena)

* Gerektiği yerde izah etmeyen, gerekmediği yerde izah eden kişiye; aptal derler. (Emile Alain)

* Aptala akıllıca konuşun, size aptal deyince şaşırmayın. (Euripides)

* Dehanın sınırları olabilir, ancak aptallığın böyle bir sorunu yoktur. (Elbert Hubbard)

* İnsanların çoğu aptaldır. Olağanüstü derecede aptal. (Fyodor Dostoyevski)

* Tüm aptalları kendi tarafına topla, böylece istediğin herhangi bir seçimi kazanabilirsin. (Frank Dane)

* Dünyayı aptal insanlardan kurtarın. (Goril Koko)

* En büyük hırsızlar aptallardır, çünkü zamanımızı çalarlar. (Goethe)

* Büyük tehlike, yarı aptallarla yarı akıllıların arasında yatar. (Goethe)

* Aptallık sonuçlar çıkarma isteğinde yatar. (Gustave Flaubert)

* Bir aptal utanacağı bir şey yaptığında, mutlaka yaptığı şeyin görevi olduğunu iddia eder. (George Bernard Shaw)

* Ahmakla dostluktan çekin. Çünkü çok zaman iyilik edeyim derken, fenalık eder. (Hz. Ömer)

* Evlat herkes aptaldır. - Ben hariç. (Homer Simpson)

* Dünyada zeki insandan daha fazla aptal vardır. (Heinrich Heine)

* Aptallar konuşurken var , dinlerken yok gibidirler. (Herakleitos)

* Evrende iki şey çok boldur; hidrojen ve aptallık. (Harlan Ellison)


* Yalnız aptallarla ölüler fikirlerini değiştiremezler.  (James Russel Lowel)

* Düşmanlarınızı affetmek bir büyüklüktür ancak onların varlığını unutmak aptallıktır. (J. F. Kennedy)

* Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir. (J.Roland)

* Dünyaya gerçek bir dahi geldiğinde onu şu işaretten tanıyabilirsiniz. Tüm ahmaklar ona karşı birleşmişlerdir. (Jonathan Swift.)

* Bilgili bir aptal, bilgisiz bir aptaldan daha aptaldır. (J.B.Moliere)

* Asıl büyük tehlike, yarı aptallarla yarı akıllıların arasında yatar. (Johann Wolfgang von Goethe)

* Bir aptalı yanıldığına inandırmanın en iyi yolu, onu kendi bildiğine bırakmaktır. (John Billings)

* Celladını kurtarıcısı olarak gören bir toplum, kasabın bıçağını yalayan aptal danaya benzer. (Karl Marx)

* Boş kafalı insanla, mütevazı insanı birbirinden ayırmak kolaydır ; Birinciler hep kendilerinden bahsederler. (La Bruere)

* Aptal, aptal olduğunu anlayabilse aptal olmazdı.(L. Kentoğlu)

* Bin tane kırmızıyı toplasanda bir mavi olmayacağı gibi , bin tane aptalı toplasanda bir zeki olmaz. (L. Kentoğlu)

* Akıllılar toplanınca toplam akıl artmaz, aptallar toplanınca toplam aptallık artar. (L. Kentoğlu)

* Aptal veya cahilden akıl alacağına git deliden akıl iste. (L. Kentoğlu)

* Sadece aptallar merak etmez. (L. Kentoğlu)

* Bir aptalın tahrip gücünü asla küçümseme. (L. Kentoğlu)

* Aptalı ve aptallığı anlamak bile iyi bir başlangıçtır. (L. Kentoğlu)

* Aptallarla tartışmaktan daha fazla zaman kaybı olan bir şey daha hatırlamıyorum. (L. Kentoğlu)

* Her şeye doğru demek ahmaklıktır. Fakat her şeye yanlış diyen de zorbadır. (Mevlâna)

*  Aptala verilecek en güzel cevap susmaktır. (Mevlana)

* Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. (M.K. Atatürk)

* Aptallığın başlıca görüntüleri şunlardır; sebepsiz darılmak, lüzumsuz konuşmak, tanımadan güvenmek. (Madame Roland)

* Tanıdığım en aptal kişiler, her şeyi bildiğini zanneden kişilerdir. (Malcom Forbes)

* Akıllılar aptallardan, aptalların akıllılardan öğrendiğinden daha çok şey öğrenir. (Marcus Porcius Cato)

* Dünyada gerçek cehalet ve özenle yapılmış aptallıktan daha tehlikeli bir şey yoktur. (Martin Luther King Jr.)

* Aptallık, her konuda verecek bir cevabı olmaktır. Bilgelik, her konuda soracak bir sorusu olmaktır. (Milan Kundera)

* Talih aptalları akıllandıramayacağını anlayınca, onlara şanslı demiştir. (Michel de Montaigne)

* Zalimlik aptallığın en kesin işaretidir. (Marty Rubin)

* Bilgili bir aptal, cahil bir aptaldan daha çok aptaldır. (Moliere)

* Cahil ve eğitimli kişiler arasındaki fark, eğitimlilerin daha fazla bilmeleridir. Fakat bunun aptal veya akıllı olmaları ile ilgisi yoktur. (Neal Stephenson)

* En büyük ahmaktan daha büyük tek ahmak, ona hayranlık duyan ahmaktır. (Nicolas Boileau)

* Siyasette aptallık bir dezavantaj değildir. (Napoleon Bonaparte)

* Ahmaklar geçmişten, akıllılar bugünden, çılgınlar gelecekten bahseder. (Napolyon)

* Politikada aptallık engel değildir. (Napoleon)

* Aptallık, bulaşıcıdır. (Necip Fazıl Kısakürek)

* Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanalar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar. (Platon)

* Aptallar, eski olayları hatırlamayı bir bilim sayarlar. (Planche)

* Sağlam bir akla sahip olmak yetmez. Asıl mesele onu kullanabilmekte biter. (René Descartes)

* İnsanoğlunun aptallık gücünü asla küçümseme. (Robert Heinlein)

* Aptallığa giden iki yol vardır.  Birincisi doğru olmayana inanmak, diğeri doğru olana inanmayı reddetmek. (Soren Kierkegaard)

* Bu güne kadar kuantum teorisine aykırı tek bir örnek bile bulunamadı, bazı aptallıklar hariç. (Sayit Hidayetoğlu)

* Bilge olmak öyle basit ki... Sadece aptalca bir şey söylemeyi düşün, sonra da onu söyleme.  (Sam Levenson)

* Her aptal, kendine hayran olacak daha aptal birini bulabilir.(Simone de Beauvoir)

* Aptal ne affeder ne unutur, cahil affeder ve unutur, bilge affeder fakat unutmaz. (Thomas Szasz)

* Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir. (Victor Hugo)

* Ariestone, beynin sadece kanı soğutmak için var olduğunu, akıl ile ilgili bir işlevinin olmadığını düşünüyordu. Bazı insanlar için bu doğrudur. (Will Cuppy)


...
Şimdi anladınız mı bazı ülkelerin eğitim sistemi neden sürekli değişiyor, medyada sürekli ahlaki değerlerin yavaş yavaş (hemde çok yaş) şekilde neden yozlaştırılıyor . Bunları gerçekleştirmek için aptal insanların sayısı ve aptallık gücünden nasıl faydalanıyorlar. Ve bunları farkında olmadan destekleyen aptalların yüzünden toplumun tamamının nasıl kaybediyor ve ülke harcanmış yeteneklerle doluyor.


Kaynaklar: 

New Scientist

Low IQ of the Balkan Nationalists

Does a low IQ make you right-wing? That depends on how you define left and right

Low IQ & Conservative Beliefs Linked to Prejudice

Max Horkheimer, Theodor W. Adorno ( Aydınlanmanın Diyalektiği)

Akıllı İnsanlar Neden Bu Kadar Aptal Olabilirler Robert J. Sternberg

Mats Alvesson & André Spicer (2016), The Stupidity Paradox

Teknoloji, Aptallık ve Bürokrasinin Gizli Zevkleri Üzerine Kuralların Ütopyası - David Graeber

http://psychology.about.com/od/hindex/g/heuristic.htm

http://www.businessdictionary.com/definition/heuristics.html

http://www.kurtkleiner.com/stories/ut.why.smart.people.do.stupid.things.html

https://jakubmarian.com/average-iq-in-europe-by-country-map/

http://www.webkenti.net/search?q=aptal


7 yorum:

  1. underground01 Şubat, 2018

    Selamlar, ilk başta hızlıca okuyup geçmiştim. sonra biraz daha düşünüp dikkatlice okuyunca hayata bakış açımı etkileyecek kadar şahane bir yayın olduğunu fark ettim. Tebrik ederim webkenti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar, güzel yorumunuz için biz teşekkür ederiz. İyi yönde olan değişiklikler her zaman lazım. Yazımızın hayatınıza fayda getirmesi temennisiyle.

      Sil
  2. Üniversitelerde okutulması gereken bir makale, bir tez konusu olmuş. Tebrik ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar, iltifatlarınız için teşekkürler.

      Sil
  3. De facto veya de fakto, "gerçekte", "uygulamada", "fiilen", "fiilî" ya da "pratikte" anlamında kullanılan Latince deyiş. "Kanuna göre" veya "hukukî olarak" anlamına gelen "de jure" ile karşıt olarak sıkça kullanılır. Yasal bir durum tartışılırken, "de" jure kavramı, konu hakkında kanunların ne söylediğini, "de facto" kavramı ise gerçek hayatta uygulamanın nasıl olduğunu belirtir. Bu uygulama, yasal olabilir ya da olmayabilir.

    De facto teriminin oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Evlilikten, devletler hukukuna kadar birçok konuda kullanılır. Ayrıca geçerli bir kanun ya da standartın olmadığı fakat genelleşmiş bir uygulamanın söz konusu olduğu herhangi bir durumu belirtmek için kullanılır.

    YanıtlaSil