Bağışıklık Sistemini En Çok Güçlendiren Besinler

Bağışıklık Sistemini En Çok Güçlendiren Yiyecekler


Bağışıklık sistemi yani immün sistem canlılarda vücudun tamamını saran ve canlıyı koruyan sistemdir. Uzun yıllar immüm sistem güçlendirici ve immüm sistem baskılayıcı üstüne çalıştığım için size söylenmesi gereken ama sır gibi saklanan (obskürantizm) bazı şeylerden bahsedeyim.



Bağışıklık sistemi size kısaca hastalıklardan koruyan bir sistem olarak anlatılsa da aslında bu ana görevinin yanında canlı vücudundaki her şey ile ilgilidir. Burada her şey ile ilgilidir kısmı önemli çünkü bunu insanları sömürmek için kullanılmasına yol açıyor. Örneğin doktora gidersiniz derdinizi anlatırsınız doktor sana bilmiyorum demez vitamin, mineral besin taksiyesi falan önerir ya (tabi burada bütün hekimleri kast etmediğimi de belirteyim) , yada eczaneye gidersiniz size kendine en kârlı ürünleri kakalamaya çalışır, lokman hekim, ıtriyatçı yada televizyonda her şeye iyi geldiğini söyleyerek besin takviyesi satmaya başlayanlar var ya bunların hepsi sizi keriz gibi kazıklıyor. Nasıl mı ? Anlatalım.

Tabi ki toplumun her kesiminin bilimsel kaynak ile youtube 'daki bir embesilin söylediklerinin fakının önemini bilmesine imkan yoktur. Ama en azından doğru akılın ışığına bakması gerekir. Konuyu biraz açıklayalım.

Örneğin son günlerin meşhuru antioksidanlar yada serbest oksijen radikalleri . Kısaca şunu söyleyim henüz serbest oksijen radikallerinin tam olarak ne işe yaradığını bilmiyoruz. Ayrıca yediğiniz her besinde var. Gidip ayrıca buna para vermenize gerek yok. Herhangi bir yiyecekte zaten bolca var.

Gelelim vitamin ve besin takviyelerine. İlk önce size yapılmış bilimsel çalışmalardan örnekler verelim.


Vitamin Haplarının Koruyucu Etkisi Yok

İngiltere`deki ünlü Oxford Üniversitesi`nin Klinik Deneyler bölümüne mensup bilim adamları tarafından yapılan araştırmalarda, vitamin haplarının sadece zaman ve para kaybından ibaret olduğu sonucuna varıldığı açıklandı.
Bilim adamları, vitamin haplarının inanılanın tersine kanser, kalp krizi ve diğer çok sayıda hastalık riskini hiçbir şekilde azaltmadığını da savundular. Yaklaşık 20 bin kişi üzerinde yapılan ve 5 yıl süren, bu nedenle de konuyla ilgili araştırmaların en kapsamlılarından biri olarak kabul edilen araştırmada, 3 vitamin hapından oluşan kokteylin bir günlük dozunu sürekli kullanan kişilerin kalp krizi ve kanser risklerinin yanı sıra zihinsel gerilemelerinde de hiçbir değişikliğin kaydedilmediği belirtiliyor.

Konuyla ilgili raporun yazarlarından Oxford Üniversitesi profesörlerinden Rory Collins, "5 yıl boyunca yakından izledik ve vitamin tabletlerinin zaman kaybından ibaret oldukları, hiçbir etki yaratmadıkları görüşüne vardık" dedi.

"Bu hapların kalp krizi, kanser veya diğer bazı rahatsızlıklara karşı koruyucu etki yarattıklarına dair bir bulguya da rastlayamadık" diyen Prof. Collins, vitamin haplarının zararsız olduklarını, ancak bir işe de yaramadıklarını öne sürdü. Araştırmanın başlatılma nedeninin de kalp hastalıklarına karşı koruma yöntemlerinin anlaşılabilmesi olduğunu belirten bilim adamları, 5 yıl boyunca süren araştırmaları sırasında yaşları 40 ile 80 arasında değişen 20 bin kişiyi izlediklerini kaydettiler. Bu araştırma sırasında kolesterol düşürücü ilaçların yanı sıra vitamin E, C ve beta karoten kokteylinin etkilerini izlediklerini belirten bilim adamları, bütün bu deneylerin sonucunda, vitamin kullanan kişilerin kullanmayanlarla aynı riskleri taşıdıkları sonucuna varıldığını ifade ettiler.

Bilim adamlarına göre, aynı araştırmada izlenen kolesterol düşürücü ilaçlar ise kalp krizi ve beyin kanamalarını yüzde 30 oranında azalttı. Kanser, katarakt, kemik kırılmaları, astım, zihinsel gerileme gibi hastalık risklerinde de bir farklılık oluşmadığını belirten bilim adamları, ünlü tıp dergisi Lancet`de yer alan makalelerinde, "bu sonuçlar vitaminlerin bir işe yaramadığını, insanların bunlara para harcayacaklarına, bol bol taze meyve-sebze almalarının daha doğru olacağını kanıtlıyor" görüşünü savundular. Bilim adamları, daha önce de vitaminler üzerinde bazı araştırmaların yapıldığını, ancak bu araştırmanın vitamin kokteylleri üzerinde yapılmış ilk büyük araştırma olduğunu hatırlatırken, "hayal kırıklığına uğradık, ama çok şaşırdık denemez" dediler.
(aa)

Vitamin Haplarına Boşa Para Harcamayın

Bild gazetesinde yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, vitamin hapı kullanan ve bu hapları hiç kullanmayanların kış hastalıklarına yakalanma ve hastalığı atlatma oranları arasında herhangi bir fark görülmedi. İngiliz bilim adamları konuya ilişkin yaklaşık 6 yıl boyunca 8 bin kişi üzerinde inceleme yaptı ve neticede ilave vitamin hapı alanlar ve almayanlar arasında herhangi bir farkın bulunmadığını tespit etti.

İngiltere'nin başkenti Londra'daki St. Hospital adlı hastanenin uzman doktorlarından Catherine Collins, insanları bu tür vitamin haplarına yönelten unsurun ''hastalıklara yakalanma korkusu'' olduğunu belirterek, sorunun tamamen psikolojik olduğunu kaydetti. Uzmanlara göre vitaminlerin bazı zararları da bulunuyor. E vitaminine, Beto-Keratin, selenyum ve çinko gibi ilave olarak alınan bazı vitamin çeşitleri cilt kanseri riskini artırıyor. Diğer bazıları da çeşitli hastalıklara davetiye çıkarıyor. Doktorlar bu tür vitaminlerin tablet olarak alınması yerine, sebze ve meyve tüketilerek doğal yollardan hastalıklara karşı koruma sağlanabileceğine dikkat çekiyor.
(aa)


Detoks Kandırmacasına İnanmayın

https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2014/dec/05/detox-myth-health-diet-science-ignorance


Vitamin Takviyeleri İşe Yarıyor mu?

https://arstechnica.com/science/2018/02/supplements-are-a-30-billion-racket-heres-what-experts-actually-recommend/


Gibi akademik kaynakları inceleyebilirsiniz.

Mekanizmayı elimden geldiğince basit anlatmaya çalışayım. İlaç ile besin takviyesi arasındaki temel fark; moleküler düzeyde ilacın ilgili reseptör(alıcılara) bağlanarak iş yapmasıdır. Besin takviyeleri ise genelde konsantre yapılarda olduğundan bu reseptörlere bağlanmadan dışkı ile atılırlar yada çok yoğun bağlanmaya çalıştıklarından istenilen sonucu vermezler. Örneğin hücrelerdeki bu reseptörler ile molekül arasındaki ilişkiyi anahtar kilit yapısına benzetirsek , anahtar uygun değilse kilidi açmaz. Besin takviyelerinin işe yaramamasındaki en büyük neden budur. Yani yüzbinlerce yıldır olan insan vücudu bu molekülü örneğin c vitaminini portakaldaki c vitamini gibi doğal yoldan almaktadır, sen bunu yoğunlaştırıp vermeye kalktığında hücre bunu tanımadığından alamaz yada başka olasılıklar ortaya çıkarır.
İlaç ile besin takviyelerinin arasındaki en önemli ikinci fark ise etki etme süresidir. Örneğin herkesin bildiği bir ağrı kesici olan aspirin (Asetil salisilik asit) almakla aspirinin elde edildiği aksöğüt kabuğunu kaynatıp içmek arasındaki fark ya bir seferde çok fazla içmeniz gerektiği yada çok uzun süreler durmadan almanız gerektiğidir. (Bu arada böyle şeyler yapmayın ağaç kabuğunda etken madde dışında size zarar verebilecek binlerce madde daha bulunur.).

Vitamin hapları plesebo, besin takviyeleri faydasızdır. Ne yapmak lazım örneğin c vitamini almak için hap değil c vitamini içeren meyve yemek gerekir. Burada da hastalıklarda şu sorun ortaya çıkmakatadır. Bazı durumlarda örneğin vitamin eksikliğinde bir anda o kadar çok besini alma ihtimalimizin olmamasıdır. Yani bir oturuşta 30 kilo portakal tüketemeyiz. Dolayısıyla bu besinleri az ama sürekli tüketerek bu sorunu çözmeye çalışmalıyız. Yani propolis tablet alacağına git bal ye, balık yağı tableti alacağına git balık al ama bir seferde değil düzenli tüket vb. diye özetleyebiliriz.

Ben bir ürün alacağımda şu yöntemi kullanıyorum; alacağım ürün binlerce yıldır insanlık nasıl tüketiyor. Örneğin a vitamini için bin yıl önce insanlar meyve, meyve kurusu, meyve suyu vs. yiyerek hayatta kaldılar. Son yüz yıldır neden gidip hap olarak alayım. Demek ki binlerce yıldır alınan yöntem işe yarıyor. Mantığında düşünebilirsiniz. Bunun en güzel örneği margarin çıktığında insanlara tereyağ şöyle zararlı böyle zararlı diye anlattılar. Biri de çıkıp kardeşim yüzbinyıldır insanlar tereyağ tüketiyor senin margarin çıkalı bir kaç yıl olmuş hangisine güveneyim diye sormaması yada öyle davranmamasının nelere yol açtığı günümüzde ortadadır. Bu daha etkili bu daha iyi laflarınıda ben çamaşır deterjanlarına benzetiyorum daha etkili daha iyi beyazlatıyor tamamda çamaşırın içine edip yıpranıp yırtılmasına neden oluyor.

İlaç İle İlaç Gibi Satılmaya Çalışılan Ürünleri Nasıl Ayırt Edebiliriz ?

Bunun en basit yolu ilaç sağlık bakanlığından onaylıdır ve doktor reçete ettiğinde eczaneden devlet ödemesi altındadır.
İlaç takviyesi ise Ziraat (tarım ve oraman) Bakanlığı onaylar ve devlet bu ürünleri sigorta kapsamında ödemez.
Ayrıca bu besin takviyeleri ruhsatı alınırken binbir türlü hokkabazlık yapılır. Örneğin aldığı ruhsat şu hastalığa iyi gelir yada şu işe yarar değil insan sağlına zararı yoktur diye falan ruhsat alınıp millete kazıklamak için kelime oyunları ile piyasaya sürülür.
Kısaca ilaçları sadece TR de Sağlık Bakanlığı, Dünya genelinde FDA ve WHO onaylar. Onaylanmış ilaçları sağlık sigortası karşılar. (Normalde ilaç parasının tamamını karşılar ama o mevzu uzun anladın sen onu.).

Tabiki hastalığınız için reçete edilen ilaçlardan bu yazımızda bahsetmiyoruz burada ilaç dışı ürünlerden, multivitamin, besin takviyesi, vs. diye size kazıklamaya çalışılan ürünlerden bahsettiğimizin altını çizelim. Özetle Vitamin hapları, besin takviyeleri, şunun özütü, bunun konsantresi vs. bir işe yaramıyor. Boş yere kazık yemeyin, Doğal beslenin. Yüzbinlerce yıldır vücudun bir dengesi (homeostasis) var, o denge doğrultusunda hareket edin. Bu yazılanları bilimsel kaynaklardan araştırın. Özetle ambalajlanmış, konsantre edilmiş, hap, şurup haline getirilmiş mesela keçiboynuzu hapı değil direk keçi boynuzunun doğal halini tüketin.


Bağışıklık Sistemi En Çok Kuvvetlendiren Besinler Nelerdir

Evet uzun uzun bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için neler yapmamanız gerektiğini anlattık. Peki güçlendirmek için neler yapmalıyız (tabi ki spor yapıp zararlı şeylerden uzak durmalıyız) ve hangi yiyecekler veya içecekler bağışıklık sistemimizi diğerlerine göre daha fazla güçlendiren ürünlerdir?

Yazımızın başında dediğimiz gibi her türlü yiyecek bağışıklık sistemimizi etkiler ancak bağışıklık sistemimizi en çok güçlendiren besinlerin zirvesinde hangi yiyecekler var biz onları söyleyip düzenli tüketilmesini tavsiye edelim.

*.) Ekmek (Beta-glukan)
*.) Yoğurt / Ayran (inulin)
*.) Hurma / Ramazan hurması (Tüm vitaminler)
*.) Çörek otu (Mineral yağlar)
*.) Bal (Mineral maddeler)
+ Su (H2O)

Bu 5 besini bir anda çok tüketmek anlamsızdır ama her gün düzenli olarak azar azar tüketmek (günde toplamda bir çay kaşığı ölçek bile yeter) bilinen diğer bütün ürünlerden daha fazla bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Ne işe yarayacak ?
Bu besinleri düzenli tüketirseniz; hasta olmazsınız bir anda superman olursunuz demiyoruz! Örneğin daha dirençli olursunuz, hastalığı yatarak değil ayakta geçirirsiniz, gün içinde daha zinde olursunuz, çocuğunuz büyüdüğünde 170cm olacağına 180cm olur, daha yavaş yaşlanırsınız gibi uzun vadeli kazançları olur.

Haydi sağlıcakla kalın.



4 yorum:

  1. I don’t skills ought to I provide you with thanks! i'm altogether shocked by your article. You saved my time. Thanks 1,000,000 for sharing this text.

    YanıtlayınSil

  2. I am extraordinarily affected beside your writing talents, Thanks for this nice share.

    YanıtlayınSil